1sa.1:1 Efrayim dağlık bölgesindeki Ramatayim Kasabası'nda yaşayan, Efrayim oymağının Suf boyundan Yeroham oğlu Elihu oğlu Tohu oğlu Suf oğlu Elkana adında bir adam vardı. 1sa.1:2 Elkana'nın Hanna ve Peninna adında iki karısı vardı. Peninna'nın çocukları olduğu halde, Hanna'nın çocuğu olmuyordu.
      1sa.1:3 Elkana Her Şeye Egemen RAB'be tapınıp kurban sunmak üzere her yıl kendi kentinden Şilo'ya giderdi. Eli'nin RAB'bin kâhinleri olan Hofni ve Pinehas adındaki iki oğlu da oradaydı. 1sa.1:4 Elkana kurban sunduğu gün karısı Peninna'ya ve oğullarıyla kızlarına etten birer pay verirken, 1sa.1:5 Hanna'ya iki pay verirdi. Çünkü RAB Hanna'nın rahmini kapamasına karşın, Elkana onu severdi. 1sa.1:6 Ama RAB Hanna'nın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hanna'yı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı. 1sa.1:7 Bu yıllarca böyle sürdü. Hanna RAB'bin Tapınağı'na her gittiğinde kuması ona sataşırdı. Böylece Hanna ağlar, yemek yemezdi. 1sa.1:8 Kocası Elkana, «Hanna, neden ağlıyorsun, neden yemek yemiyorsun?» derdi, «Neden bu kadar üzgünsün? Ben senin için on oğuldan daha iyi değil miyim?»
      1sa.1:9 Bir gün onlar Şilo'da yiyip içtikten sonra, Hanna kalktı. Kâhin Eli RAB'bin Tapınağı'nın kapı sövesi yanındaki sandalyede oturuyordu. 1sa.1:10 Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RAB'be yakardı 1sa.1:11 say.6:5 ve şu adağı adadı: «Ey Her Şeye Egemen RAB, kulunun üzüntüsüne gerçekten bakıp beni anımsar, kulunu unutmayıp bana bir erkek çocuk verirsen, yaşamı boyunca onu sana adayacağım. Onun başına hiç ustura değmeyecek.»a1 
      1sa.1:12 Hanna RAB'be yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu. 1sa.1:13 Hanna içinden yakarıyor, yalnız dudakları kımıldıyor, sesi duyulmuyordu. Bu yüzden Eli, Hanna'yı sarhoş sanarak, 1sa.1:14 «Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı bırak» dedi.
      1sa.1:15 Hanna, «Ah, öyle değil efendim!» diye yanıtladı, «Ben yüreği acılarla dolu bir kadınım. Ne şarap içtim, ne de başka bir içki. Sadece yüreğimi RAB'be döküyordum. 1sa.1:16 Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.»
      1sa.1:17 Eli, «Öyleyse esenlikle git» dedi, «İsrail'in Tanrısı dileğini yerine getirsin.»
      1sa.1:18 Hanna, «Senin gözünde lütuf bulayım» deyip yoluna gitti. Sonra yemek yedi. Artık üzgün değildi.
      1sa.1:19 Ertesi sabah erkenden kalkıp RAB'be tapındılar. Ondan sonra Rama'daki evlerine döndüler. Elkana karısı Hanna'yla birleşti ve RAB Hanna'yı anımsadı. 1sa.1:20 Zamanı gelince Hanna gebe kaldı ve bir erkek çocuk doğurdu. «Onu RAB'den diledim» diyerek adını Samuelb2  koydu.
      1sa.1:21 Elkana RAB'be yıllık kurbanını ve adağını sunmak üzere ev halkıyla birlikte Şilo'ya gitti. 1sa.1:22 Ama Hanna gitmedi. Kocasına, «Çocuk sütten kesildikten sonra onu RAB'bin hizmetinde bulunmak üzere götüreceğim. Yaşamı boyunca orada kalacak» dedi.
      1sa.1:23 Kocası Elkana, «Nasıl istersen öyle yap» diye karşılık verdi, «Çocuk sütten kesilinceye dek burada kal. RAB sözünü yerine getirsin.» Böylece Hanna oğlu sütten kesilinceye dek evde kalıp onu emzirdi.
      1sa.1:24 Küçük çocuk sütten kesildikten sonra Hanna üç yaşında bir boğa,c3  bir efaç4  un ve bir tulum şarap alarak onu kendisiyle birlikte RAB'bin Şilo'daki tapınağına götürdü. 1sa.1:25 Boğayı kestikten sonra çocuğu Eli'ye getirdiler. 1sa.1:26 Hanna, «Ey efendim, yaşamın hakkı için derim ki, burada yanında durup RAB'be yakaran kadınım ben» dedi, 1sa.1:27 «Bu çocuk için yakarmıştım; RAB dileğimi yerine getirdi. 1sa.1:28 Ben de onu RAB'be adıyorum. Yaşamı boyunca RAB'be adanmış kalacaktır.» Sonra çocuk orada RAB'be tapındı.
      1sa.2:1 luk.1:46-55 Hanna şöyle dua etti:
    «Yüreğim RAB'de bulduğum sevinçle coşuyor;
      Gücümüd5  yükselten RAB'dir.
      Düşmanlarımın karşısında övünüyor,
      Kurtarışınla seviniyorum!
    1sa.2:2 Kutsallıkta RAB'bin benzeri yok,
      Evet, senin gibisi yok, ya RAB!
      Tanrımız gibi dayanak yok.
    1sa.2:3 Artık büyük konuşmayın,
      Ağzınızdan küstahça sözler çıkmasın.
      Çünkü RAB her şeyi bilen Tanrı'dır;
      O'dur davranışları tartan.
    1sa.2:4 Güçlülerin yayları kırılır;
      Güçsüzlerse güçle donatılır.
    1sa.2:5 Toklar yiyecek uğruna gündelikçi olur,
      Açlar doyurulur.
      Kısır kadın yedi çocuk doğururken,
      Çok çocuklu kadın kimsesiz kalır.
    1sa.2:6 RAB öldürür de diriltir de,
      Ölüler diyarına indirir ve çıkarır.
    1sa.2:7 O kimini yoksul, kimini varsıl kılar;
      Kimini alçaltır, kimini yükseltir.
    1sa.2:8 zeb.113:7 Düşkünü yerden kaldırır,
      Yoksulu çöplükten çıkarır;
      Soylularla oturtsun
      Ve kendilerine onur tahtını miras olarak bağışlasın diye.
      Çünkü yeryüzünün temelleri RAB'bindir,
      O dünyayı onların üzerine kurmuştur.
    1sa.2:9 RAB sadık kullarının adımlarını korur,
      Ama kötüler karanlıkta susturulur.
      Çünkü güçle zafere ulaşamaz insan.
    1sa.2:10 RAB'be karşı gelenler paramparça olacak,
      RAB onlara karşı gökleri gürletecek,
      Bütün dünyayı yargılayacak,
      Kralını güçle donatacak,
      Meshettiği kralın gücünü yükseltecek.»
      1sa.2:11 Sonra Elkana Rama'ya, evine döndü. Küçük Samuel ise Kâhin Eli'nin gözetiminde RAB'bin hizmetinde kaldı.
      1sa.2:12 1sa.2:13 Eli'nin oğulları değersiz kişilerdi. RAB'bi ve kâhinlerin halkla ilgili kurallarını önemsemiyorlardı. Biri sunduğu kurbanın etini haşlarken, kâhinin hizmetkârı elinde üç dişli büyük bir çatalla gelir, 1sa.2:14 çatalı kap, tencere, tava ya da kazana daldırırdı. Çatalla çıkarılan her şey kâhin için ayırılırdı. Şilo'ya gelen İsrailliler'in hepsine böyle davranırlardı. 1sa.2:15 Üstelik kurbanın yağları yakılmadan önce, kâhinin hizmetkârı gelip kurban sunan adama, «Kâhine kızartmalık et ver. Senden haşlanmış et değil, çiğ et alacak» derdi.
      1sa.2:16 Kurban sunan, «Önce hayvanın yağları yakılmalı, sonra dilediğin kadar al» diyecek olsa, hizmetkâr, «Hayır, şimdi vereceksin, yoksa zorla alırım» diye karşılık verirdi. 1sa.2:17 Gençlerin RAB'be karşı işledikleri günah çok büyüktü; çünkü RAB'be sunulan sunuları küçümsüyorlardı.
      1sa.2:18 Bu arada genç Samuel, keten efod giymiş, RAB'bin önünde hizmet ediyordu. 1sa.2:19 Yıllık kurbanı sunmak için annesi her yıl kocasıyla birlikte oraya gider, diktiği cüppeyi oğluna getirirdi. 1sa.2:20 Kâhin Eli de, Elkana ile karısına iyi dilekte bulunarak, «Dilediği ve RAB'be adadığı çocuğun yerine RAB sana bu kadından başka çocuklar versin» derdi. Bundan sonra evlerine dönerlerdi. 1sa.2:21 RAB'bin lütfuna eren Hanna gebe kalıp üç erkek, iki kız daha doğurdu. Küçük Samuel ise RAB'bin hizmetinde büyüdü.
      1sa.2:22 Eli artık çok yaşlanmıştı. Oğullarının İsrailliler'e bütün yaptıklarını, Buluşma Çadırı'nın girişinde görevli kadınlarla düşüp kalktıklarını duymuştu. 1sa.2:23 Onlara, «Neden böyle şeyler yapıyorsunuz?» dedi, «Yaptığınız kötülükleri herkesten işitiyorum. 1sa.2:24 Olmaz bu, oğullarım! RAB'bin halkı arasında yayıldığını duyduğum haber iyi değil. 1sa.2:25 İnsan insana karşı günah işlerse, Tanrı onun için aracılık yapar. Ama RAB'be karşı günah işleyeni kim savunacak?» Ne var ki, onlar babalarının sözünü dinlemediler. Çünkü RAB onları öldürmek istiyordu.
      1sa.2:26 ozd.3:4; luk.2:52 Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RAB'bin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.
      1sa.2:27 O sıralarda bir Tanrı adamı Eli'ye gelip şöyle dedi: «RAB diyor ki, `Atan ve soyu Mısır'da firavunun halkına kölelik ederken kendimi onlara açıkça göstermedim mi? 1sa.2:28 cik.28:1-4 lev.7:35-36 Sunağıma çıkması, buhur yakıp önümde efod giymesi için bütün İsrail oymakları arasından yalnız atanı kendime kâhin seçtim. Üstelik İsrailliler'in yakılan bütün sunularını da atanın soyuna verdim. 1sa.2:29 Öyleyse neden konutum için buyurduğum kurbanı ve sunuyu küçümsüyorsunuz? Halkım İsrail'in sunduğu bütün sunuların en iyi kısımlarıyla kendinizi semirterek neden oğullarını benden daha çok sayıyorsun?'
      1sa.2:30 «Bu nedenle İsrail'in Tanrısı RAB şöyle diyor: `Gerçekten, ailen ve atanın soyu sonsuza dek bana hizmet edecekler demiştim.' Ama şimdi RAB şöyle buyuruyor: `Bu benden uzak olsun! Beni onurlandıranı ben de onurlandırırım. Ama beni saymayan küçük düşürülecek. 1sa.2:31 Soyundan hiç kimsenin yaşlanacak kadar yaşamaması için senin ve atanın soyunun gücünü kıracağım günler yaklaşıyor. 1sa.2:32 İsrail'e yapılacak bütün iyiliğe karşın, sen konutumda sıkıntı göreceksin. Artık soyundan hiç kimse yaşlanacak kadar yaşamayacak. 1sa.2:33 Sunağımdan bütün soyunu yok edeceğim, yalnız bir kişiyi esirgeyeceğim. Gözleri ağlamaktan kör olacak, yüreği yanacak.e6  Ama soyundan gelenlerin hepsi kılıçlaf7  ölecekler. 1sa.2:34 İki oğlun Hofni ile Pinehas'ın başına gelecek olay senin için bir belirti olacak: İkisi de aynı gün ölecek. 1sa.2:35 İsteklerimi ve amaçlarımı yerine getirecek güvenilir bir kâhin çıkaracağım kendime. Onun soyunu sürdüreceğim; o da meshettiğim kişinin önünde sürekli hizmet edecek. 1sa.2:36 Ailenden sağ kalan herkes bir parça gümüş ve bir somun ekmek için gelip ona boyun eğecek ve, Ne olur, karın tokluğuna beni herhangi bir kâhinlik görevine ata! diye yalvaracak.'»
      1sa.3:1 Genç Samuel Eli'nin yönetimi altında RAB'be hizmet ediyordu. O günlerde RAB'bin sözü seyrek geliyordu; görümler de azalmıştı.
      1sa.3:2 Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu. 1sa.3:3 Samuel ise RAB'bin Tapınağı'nda, Tanrı'nın Sandığı'nın bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrı'nın kandili daha sönmemişti.
      1sa.3:4 RAB Samuel'e seslendi. Samuel, «Buradayım» diye karşılık verdi. 1sa.3:5 Ardından Eli'ye koşup, «Beni çağırdın, işte buradayım» dedi.
      Ama Eli, «Ben çağırmadım, dön yat» diye karşılık verdi. Samuel de dönüp yattı.
      1sa.3:6 RAB yine, «Samuel!» diye seslendi. Samuel kalkıp Eli'ye gitti ve, «İşte, buradayım, beni çağırdın» dedi.
      Eli, «Çağırmadım, oğlum» diye karşılık verdi, «Dön yat.» 1sa.3:7 Samuel RAB'bi daha tanımıyordu; RAB'bin sözü henüz ona açıklanmamıştı.
      1sa.3:8 RAB yine üçüncü kez Samuel'e seslendi. Samuel kalkıp Eli'ye gitti. «İşte buradayım, beni çağırdın» dedi.
      O zaman Eli genç Samuel'e RAB'bin seslendiğini anladı. 1sa.3:9 Bunun üzerine Samuel'e, «Git yat» dedi, «Sana yine seslenirse, `Konuş, ya RAB, kulun dinliyor' dersin.» Samuel gidip yerine yattı.
      1sa.3:10 RAB gelip orada durdu ve önceki gibi, «Samuel, Samuel!» diye seslendi.
      Samuel, «Konuş, kulun dinliyor» diye yanıtladı.
      1sa.3:11 RAB Samuel'e şöyle dedi: «Ben İsrail'de her duyanı şaşkına çevirecek bir şey yapmak üzereyim. 1sa.3:12 O gün Eli'nin ailesine karşı söylediğim her şeyi baştan sona dek yerine getireceğim. 1sa.3:13 Çünkü farkında olduğu günahtan ötürü ailesini sonsuza dek yargılayacağımı Eli'ye bildirdim. Oğulları Tanrı'ya saygısızlık ettiler.g8  Eli de onlara engel olmadı. 1sa.3:14 Bu nedenle, `Eli'nin ailesinin günahı hiçbir zaman kurban ya da sunuyla bile bağışlanmayacaktır' diyerek Eli'nin ailesi hakkında ant içtim.»
      1sa.3:15 Samuel sabaha kadar yattı, sonra RAB'bin Tapınağı'nın kapılarını açtı. Gördüğü görümü Eli'ye söylemekten çekiniyordu. 1sa.3:16 Ama Eli ona, «Oğlum Samuel!» diye seslendi.
      Samuel, «İşte buradayım» diye yanıtladı.
      1sa.3:17 Eli, «RAB sana neler söyledi?» diye sordu, «Lütfen benden gizleme. Sana söylediklerinden birini bile benden gizlersen, Tanrı sana aynısını, hatta daha kötüsünü yapsın!» 1sa.3:18 Bunun üzerine Samuel hiçbir şey gizlemeden ona her şeyi anlattı. Eli de, «O RAB'dir, gözünde iyi olanı yapsın» dedi.
      1sa.3:19 Samuel büyürken RAB onunla birlikteydi. RAB ona verdiği sözlerin hiçbirinin boşa çıkmasına izin vermedi. 1sa.3:20 Samuel'in RAB'bin bir peygamberi olarak onaylandığını Dan'dan Beer-Şeva'ya kadar bütün İsrail anladı. 1sa.3:21 RAB Şilo'da görünmeyi sürdürdü. Orada sözü aracılığıyla kendisini Samuel'e tanıttı.
      1sa.4:1 Samuel'in sözü bütün İsrail'de yayıldı.h9 
      İsrailliler Filistliler'le savaşmak üzere yola çıktılar. İsrailliler Even-Ezer'de, Filistliler de Afek'te ordugah kurdu. 1sa.4:2 Filistliler İsrail'e karşı savaş düzenine girdiler. Savaş her yere yayılınca, Filistliler İsrailliler'i bozguna uğrattı. Savaş alanında dört bine yakın İsrailli'yi öldürdüler. 1sa.4:3 Askerler ordugaha dönünce, İsrail'in ileri gelenleri, «Neden bugün RAB bizi Filistliler'in önünde bozguna uğrattı?» diye sordular, «RAB'bin Antlaşma Sandığı'nı Şilo'dan buraya getirelim ki, aramıza geldiğinde bizi düşmanlarımızın elinden kurtarsın.»
      1sa.4:4 cik.25:22 Halk Şilo'ya adamlar gönderdi. Keruvlar arasında taht kurmuş, Her Şeye Egemen RAB'bin Antlaşma Sandığı'nı oradan getirdiler. Eli'nin iki oğlu, Hofni ile Pinehas da Tanrı'nın Antlaşma Sandığı'nın yanındaydılar.
      1sa.4:5 RAB'bin Antlaşma Sandığı ordugaha varınca, bütün İsrailliler öyle yüksek sesle bağırdılar ki, yer yerinden oynadı. 1sa.4:6 Filistliler bağrışmaları duyunca, «İbraniler'in ordugahındaki bu yüksek bağrışmaların anlamı ne?» diye sordular. RAB'bin Sandığı'nın ordugaha getirildiğini öğrenince, 1sa.4:7 korkarak, «Tanrılar ordugaha gelmiş» dediler, «Vay başımıza! Daha önce buna benzer bir olay olmamıştı. 1sa.4:8 Vay başımıza! Bu güçlü tanrıların elinden bizi kim kurtarabilir? Çölde Mısırlılar'ı her tür belaya çarptıran tanrılar bunlar. 1sa.4:9 Güçlü olun, ey Filistliler! Yiğitçe davranın! Yoksa, İbraniler size nasıl boyun eğdiyse, siz de onlara öyle boyun eğeceksiniz. Bu yüzden yiğitçe davranın ve savaşın!»
      1sa.4:10 Böylece Filistliler savaşıp İsrailliler'i bozguna uğrattılar. İsrailliler'in hepsi evlerine kaçtı. Yenilgi öyle büyüktü ki, İsrailliler otuz bin yaya asker yitirdi, 1sa.4:11 Tanrı'nın Sandığı alındı, Eli'nin iki oğlu, Hofni ile Pinehas öldü.
      1sa.4:12 Benyaminli bir adam savaş alanından koşarak aynı gün Şilo'ya ulaştı. Giysileri yırtılmış, başı toz toprak içindeydi. 1sa.4:13 Adam Şilo'ya vardığında, Tanrı'nın Sandığı için yüreği titreyen Eli, yol kenarında bir sandalyeye oturmuş, kaygıyla bekliyordu. Adam kente girip olup bitenleri anlatınca, kenttekilerin tümü haykırdı.
      1sa.4:14 Eli haykırışları duyunca, «Bu gürültünün anlamı ne?» diye sordu.
      Adam olanları Eli'ye bildirmek için hemen onun yanına geldi. 1sa.4:15 O sırada Eli doksan sekiz yaşındaydı. Gözleri zayıflamış, göremiyordu. 1sa.4:16 Adam Eli'ye, «Ben savaş alanından geliyorum» dedi, «Savaş alanından bugün kaçtım.»
      Eli, «Ne oldu, oğlum?» diye sordu.
      1sa.4:17 Haber getiren adam şöyle yanıtladı: «İsrailliler Filistliler'in önünden kaçtı. Askerler büyük bir yenilgiye uğradı. İki oğlun, Hofni'yle Pinehas öldü. Tanrı'nın Sandığı da ele geçirildi.»
      1sa.4:18 Adam Tanrı'nın Sandığı'ndan söz edince, Eli sandalyeden geriye, kapının yanına düştü. Yaşlı ve şişman olduğundan boynu kırılıp öldü. İsrail halkını kırk yıl süreyle yönetmişti.
      1sa.4:19 Eli'nin gelini -Pinehas'ın karısı- gebeydi, doğurmak üzereydi. Tanrı'nın Sandığı'nın ele geçirildiğini, kayınbabasıyla kocasının öldüğünü duyunca birden sancıları tuttu, yere çömelip doğurdu. 1sa.4:20 Ölmek üzereyken ona yardım eden kadınlar, «Korkma, bir oğlun oldu» dediler. Ama o aldırmadı, karşılık da vermedi. 1sa.4:21 Tanrı'nın Sandığı ele geçirilmiş, kayınbabasıyla kocası ölmüştü. Bu yüzden, «Yücelik İsrail'den ayrıldı!» diyerek çocuğa İkavotı10  adını verdi. 1sa.4:22 «Yücelik İsrail'den ayrıldı!» dedi, «Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.»
      1sa.5:1 Filistliler, Tanrı'nın Sandığı'nı ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezer'den Aşdot'a götürdüler. 1sa.5:2 Tanrı'nın Sandığı'nı Dagon Tapınağı'na taşıyıp Dagon heykelinin yanına yerleştirdiler. 1sa.5:3 Ertesi gün erkenden kalkan Aşdotlular, Dagon'u RAB'bin Sandığı'nın önünde yüzüstü yere düşmüş buldular. Dagon'u alıp yerine koydular. 1sa.5:4 Ama ertesi sabah erkenden kalktıklarında, Dagon'u yine RAB'bin Sandığı'nın önünde yüzüstü yere düşmüş buldular. Bu kez Dagon'un başıyla iki eli kırılmış, eşiğin üzerinde duruyordu; yalnızca gövdesi kalmıştı. 1sa.5:5 Dagon kâhinleri de, Aşdot'taki Dagon Tapınağı'na bütün gelenler de bu yüzden bugün de tapınağın eşiğine basmıyorlar.
      1sa.5:6 RAB Aşdotlular'ı ve çevrelerindeki halkı ağır biçimde cezalandırdı; onları urlarla cezalandırıp sıkıntıya soktu.i11 
      1sa.5:7 Aşdotlular olup bitenleri görünce, «İsrail Tanrısı'nın Sandığı yanımızda kalmamalı; çünkü O bizi de, ilahımız Dagon'u da ağır bir biçimde cezalandırıyor» dediler. 1sa.5:8 Bunun üzerine ulaklar gönderip bütün Filist beylerini çağırttılar ve, «İsrail Tanrısı'nın Sandığı'nı ne yapalım?» diye sordular.
      Filist beyleri, «İsrail Tanrısı'nın Sandığı Gat'a götürülsün» dediler. Böylece İsrail Tanrısı'nın Sandığı'nı Gat'a götürdüler.
      1sa.5:9 Ama sandık oraya götürüldükten sonra, RAB o kenti de cezalandırdı. Kenti çok büyük bir korku sardı. RAB kent halkını, büyük küçük herkesi urlarla cezalandırdı. 1sa.5:10 Bu yüzden Tanrı'nın Sandığı'nı Ekron'a gönderdiler.
      Tanrı'nın Sandığı kente girer girmez Ekronlular, «Bizi ve halkımızı yok etmek için İsrail Tanrısı'nın Sandığı'nı bize getirdiler!» diye bağırdılar. 1sa.5:11 Bütün Filist beylerini toplayarak, «İsrail Tanrısı'nın Sandığı'nı buradan uzaklaştırın» dediler, «Sandık yerine geri gönderilsin; öyle ki, bizi de halkımızı da yok etmesin.» Çünkü kentin her yanını ölüm korkusu sarmıştı. Tanrı'nın onlara verdiği ceza çok ağırdı. 1sa.5:12 Sağ kalanlarda urlar çıktı. Kent halkının haykırışı göklere yükseldi.
      1sa.6:1 RAB'bin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra, 1sa.6:2 Filistliler kâhinlerle falcıları çağırtıp, «RAB'bin Sandığı'nı ne yapalım? Onu nasıl yerine göndereceğimizi bize bildirin» dediler.
      1sa.6:3 Kâhinlerle falcılar, «İsrail Tanrısı'nın Sandığı'nı geri gönderecekseniz, boş göndermeyin» diye yanıtladılar, «O'na bir suç sunusu sunmalısınız. O zaman iyileşecek ve O'nun sizi neden sürekli cezalandırdığını anlayacaksınız.»
      1sa.6:4 Filistliler, «Ona suç sunusu olarak ne göndermeliyiz?» diye sordular.
      Kâhinlerle falcılar, «Suç sununuz Filist beylerinin sayısına göre beş altın ur ve beş altın fare olsun» diye yanıtladılar, «Çünkü aynı bela hepinizin de, beylerinizin de üzerindedir. 1sa.6:5 Onun için, urların ve ülkeyi yıkan farelerin benzerlerini yapın. Böylelikle İsrail'in Tanrısı'nı onurlandırın. Belki sizin, ilahlarınızın ve ülkenizin üzerindeki cezayı hafifletir. 1sa.6:6 Neden Mısırlılar'ın ve firavunun yaptığı gibi inat ediyorsunuz? Tanrı Mısırlılar'ı alaya aldıktan sonra, İsrail halkının Mısır'dan çıkması için onları serbest bırakmadılar mı?
      1sa.6:7 «Şimdi yeni bir arabayla boyunduruk vurulmamış, süt veren iki inek hazırlayın. İnekleri arabaya koşun; buzağılarını artlarından ayırıp ahıra götürün. 1sa.6:8 RAB'bin Sandığı'nı alıp arabaya koyun; suç sunusu olarak O'na göndereceğiniz altın eşyaları da bir kutuya koyup yanına yerleştirin. Sonra bırakın arabayı yoluna gitsin. 1sa.6:9 Ama ardından gözetleyin. Eğer kendi ülkesine, Beytşemeş'e giden yoldan ilerlerse, demek ki, üzerimize bu büyük yıkımı getiren O'dur. Yoksa bu yıkımın O'ndan gelmediğini, bize bir rastlantı olduğunu anlayacağız.»
      1sa.6:10 Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar. 1sa.6:11 İçinde farelerle urların altın benzerlerinin bulunduğu kutuyu RAB'bin Sandığı'yla birlikte arabaya koydular. 1sa.6:12 İnekler dosdoğru Beytşemeş yolundan gittiler. Sağa sola sapmadan, böğüre böğüre ana yoldan ilerlediler. Filist beyleri onları Beytşemeş sınırına dek izledi.
      1sa.6:13 O sırada Beytşemeşliler vadide buğday biçiyorlardı. Gözlerini kaldırıp sandığı görünce sevindiler. 1sa.6:14 Beytşemeşli Yeşu'nun tarlasına giren araba oradaki büyük bir taşın yanında durdu. Beytşemeşliler arabanın odununu yardılar, inekleri de RAB'be yakmalık sunu olarak sundular. 1sa.6:15 Levililer RAB'bin Sandığı'nı ve içinde altın eşyaların bulunduğu yanındaki kutuyu indirip büyük taşın üzerine koymuşlardı. O gün Beytşemeşliler RAB'be yakmalık sunular sunup kurbanlar kestiler. 1sa.6:16 Filistliler'in beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekron'a döndüler.
      1sa.6:17 Filistliler Aşdot, Gazze, Aşkelon, Gat ve Ekron kentleri için RAB'be suç sunusu olarak ur biçiminde birer altın gönderdiler. 1sa.6:18 Altın farelerse, surlu kentlerle çevre köyler dahil beş Filistli beye ait kentlerin sayısı kadardı. Beytşemeşli Yeşu'nun tarlasında RAB'bin Antlaşma Sandığı'nın üzerine konduğu büyük taş tanık olarak bugün de duruyor.
      1sa.6:19 RAB'bin Antlaşma Sandığı'nın içine baktıkları için, RAB Beytşemeşliler'den bazılarını cezalandırıp yetmiş kişiyij12  yok etti. Halk RAB'bin başlarına getirdiği bu büyük yıkımdan dolayı yas tuttu. 1sa.6:20 Beytşemeşliler, «Bu kutsal Tanrı'nın, RAB'bin önünde kim durabilir? Bizden sonra kime gidecek?» diyorlardı. 1sa.6:21 Sonunda Kiryat-Yearim'de oturanlara ulaklar göndererek, «Filistliler RAB'bin Sandığı'nı geri getirdiler; gelin, onu alıp götürün» dediler.
      1sa.7:1 2sa.6:2-4; 1ta.13:5-7 Bunun üzerine Kiryat-Yearim halkı varıp RAB'bin Sandığı'nı aldı. Onu Avinadav'ın tepedeki evine götürdüler. RAB'bin Antlaşma Sandığı'na bakması için Avinadav oğlu Elazar'ı görevlendirdiler.
      1sa.7:2 Sandık uzun bir süre, yirmi yıl boyunca Kiryat-Yearim'de kaldı. Bu arada bütün İsrail halkı RAB'bin özlemini çekti.
      1sa.7:3 Samuel İsrail halkına şöyle dedi: «Eğer bütün yüreğinizle RAB'be dönmeye istekliyseniz, yabancı ilahları ve Aştoret'in putlarını aranızdan kaldırın. Kendinizi RAB'be adayıp yalnız O'na kulluk edin. RAB de sizi Filistliler'in elinden kurtaracaktır.» 1sa.7:4 Bunun üzerine İsrailliler Baal'ın ve Aştoret'in putlarını atıp yalnızca RAB'be kulluk etmeye başladılar.
      1sa.7:5 O zaman Samuel, «Bütün İsrail halkını Mispa'da toplayın, ben de sizin için RAB'be yakaracağım» dedi. 1sa.7:6 Mispa'da toplanan İsrailliler kuyudan su çekip RAB'bin önüne döktüler. O gün oruç tuttular ve, «RAB'be karşı günah işledik» dediler. Samuel Mispa'da İsrail halkına önderlik etti.
      1sa.7:7 Filistliler İsrail halkının Mispa'da toplandığını duydular. Filist beyleri İsrailliler'e karşı savaşmaya çıktılar. İsrailliler bunu duyunca Filistliler'den korktular. 1sa.7:8 Samuel'e, «Bizi Filistliler'in elinden kurtarması için Tanrımız RAB'be yakarmayı bırakma» dediler. 1sa.7:9 Bunun üzerine Samuel bir süt kuzusu alıp RAB'be tümüyle yakmalık sunu olarak sundu ve İsrailliler adına RAB'be yakardı. RAB de ona karşılık verdi. 1sa.7:10 Samuel yakmalık sunuyu sunarken, Filistliler, İsrailliler'e saldırmak üzere yaklaşmışlardı. Ama RAB o an korkunç bir sesle gürleyerek Filistliler'i öyle şaşkına çevirdi ki, İsrailliler'in önünde bozguna uğradılar. 1sa.7:11 Mispa'dan çıkan İsrailliler Filistliler'i Beytkar'ın altına kadar kovalayıp öldürdüler.
      1sa.7:12 Samuel bir taş alıp Mispa ile Şen arasına dikti. «RAB buraya kadar bize yardım etmiştir» diyerek taşa Even-Ezerk13  adını verdi. 1sa.7:13 Yenilgiye uğrayan Filistliler bir daha İsrail topraklarına saldırmadılar. Samuel yaşadığı sürece RAB Filistliler'in saldırmasını engelledi. 1sa.7:14 Ekron'dan Gat'a kadar Filistliler'in ele geçirdiği kentler İsrail'e geri verildi. Bunun yanısıra İsrail'in sınır toprakları da Filistliler'in elinden kurtarıldı. İsrailliler'le Amorlular arasında ise barış vardı.
      1sa.7:15 Samuel yaşadığı sürece İsrail'e önderlik yaptı. 1sa.7:16 Her yıl gidip Beytel'i, Gilgal'ı, Mispa'yı dolaşır, bu kentlerden İsrail'i yönetirdi. 1sa.7:17 Sonra Rama'daki evine döner, İsrail'i oradan yönetirdi. Orada RAB'be bir sunak yaptı.
      1sa.8:1 Samuel yaşlanınca oğullarını İsrail'e önder atadı. 1sa.8:2 Beer-Şeva'da görev yapan ilk oğlunun adı Yoel, ikinci oğlunun adıysa Aviya'ydı. 1sa.8:3 Ama oğulları onun yolunda yürümediler. Tersine, haksız kazanca yönelip rüşvet alır, yargıda yan tutarlardı.
      1sa.8:4 Bu yüzden İsrail'in bütün ileri gelenleri toplanıp Rama'ya, Samuel'in yanına vardılar. 1sa.8:5 yas.17:14 Ona, «Bak, sen yaşlandın» dediler, «Oğulların da senin yolunda yürümüyor. Şimdi, öteki uluslarda olduğu gibi, bizi yönetecek bir kral ata.» 1sa.8:6 Ne var ki, «Bizi yönetecek bir kral ata» demeleri Samuel'in hoşuna gitmedi. Samuel RAB'be yakardı.
      1sa.8:7 RAB, Samuel'e şu karşılığı verdi: «Halkın sana bütün söylediklerini dinle. Çünkü reddettikleri sen değilsin; kralları olarak beni reddettiler. 1sa.8:8 Onları Mısır'dan çıkardığım günden bu yana bütün yaptıklarının aynısını sana da yapıyorlar. Beni bırakıp başka ilahlara kulluk ettiler. 1sa.8:9 Şimdi onları dinle. Ancak onları açıkça uyar ve kendilerine krallık yapacak kişinin onları nasıl yöneteceğini söyle.»
      1sa.8:10 Samuel kendisinden kral isteyen halka RAB'bin bütün söylediklerini bildirdi: 1sa.8:11 «Size krallık yapacak kişinin yönetimi şöyle olacak: Oğullarınızı alıp savaş arabalarında ve atlı birliklerinde görevlendirecek. Onun savaş arabalarının önünde koşacaklar. 1sa.8:12 Bazılarını biner, bazılarını ellişer kişilik birliklere komutan atayacak. Kimisini toprağını sürüp ekinini biçmek, kimisini de silahların ve savaş arabalarının donatımını yapmak için görevlendirecek. 1sa.8:13 Kızlarınızı ıtriyatçı, aşçı, fırıncı olmak üzere alacak. 1sa.8:14 Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek. 1sa.8:15 Tahıllarınızın, üzümlerinizin ondalığını alıp saray görevlileriyle öbür hizmetkârlarına dağıtacak. 1sa.8:16 Kadın erkek kölelerinizi, seçkin boğalarınızı,l14  eşeklerinizi alıp kendi işinde çalıştıracak. 1sa.8:17 Sürülerinizin de ondalığını alacak. Sizler ise onun köleleri olacaksınız. 1sa.8:18 Bunlar gerçekleştiğinde, seçtiğiniz kral yüzünden feryat edeceksiniz. Ama RAB o gün size karşılık vermeyecek.»
      1sa.8:19 Ne var ki, halk Samuel'in sözünü dinlemek istemedi. «Hayır, bizi yönetecek bir kral olsun» dediler, 1sa.8:20 «Böylece biz de bütün uluslar gibi olacağız. Kralımız bizi yönetecek, önümüzden gidip savaşlarımızı sürdürecek.»
      1sa.8:21 Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RAB'be aktardı. 1sa.8:22 RAB Samuel'e, «Onların sözünü dinle ve başlarına bir kral ata» diye buyurdu.
      Bunun üzerine Samuel İsrailliler'e, «Herkes kendi kentine dönsün» dedi.
      1sa.9:1 Benyamin oymağından Afiyah oğlu Bekorat oğlu Seror oğlu Aviel oğlu Kiş adında bir adam vardı. Benyaminli Kiş sözü geçen biriydi. 1sa.9:2 Saul adında genç, yakışıklı bir oğlu vardı. İsrail halkı arasında ondan daha yakışıklısı yoktu. Boyu herkesten bir baş daha uzundu.
      1sa.9:3 Bir gün Saul'un babası Kiş'in eşekleri kayboldu. Kiş, oğlu Saul'a, «Hizmetkârlardan birini yanına al da git, eşekleri ara» dedi. 1sa.9:4 Saul Efrayim dağlık bölgesinden geçip Şalişa topraklarını dolaştı. Ama eşekleri bulamadılar. Şaalim bölgesine geçtiler. Eşekler orada da yoktu. Sonra Benyamin bölgesinden geçtilerse de, hayvanları bulamadılar.
      1sa.9:5 Suf bölgesine varınca, Saul yanındaki hizmetkârına, «Haydi dönelim! Yoksa babam eşekleri düşünmekten vazgeçip bizim için kaygılanmaya başlar» dedi.
      1sa.9:6 Hizmetkâr, «Bak, bu kentte saygın bir Tanrı adamı vardır» diye karşılık verdi, «Bütün söyledikleri bir bir yerine geliyor. Şimdi ona gidelim. Belki gideceğimiz yolu o bize gösterir.»
      1sa.9:7 Saul, «Gidersek, adama ne götüreceğiz?» dedi, «Torbalarımızdaki ekmek tükendi. Tanrı adamına götürecek bir armağanımız yok. Neyimiz kaldı ki?»
      1sa.9:8 Hizmetkâr, «Bak, bende çeyrek şekelm15  gümüş var» diye karşılık verdi, «Gideceğimiz yolu bize göstermesi için bunu Tanrı adamına vereceğim.» 1sa.9:9 -Eskiden İsrail'de biri Tanrı'ya bir şey sormak istediğinde, «Haydi, biliciye gidelim» derdi. Çünkü bugün peygamber denilene o zaman bilici denirdi.-
      1sa.9:10 Saul hizmetkârına, «İyi, haydi gidelim» dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.
      1sa.9:11 Yokuştan kente doğru çıkarlarken, kuyudan su çekmeye giden kızlarla karşılaştılar. Onlara, «Bilici burada mı?» diye sordular.
      1sa.9:12 Kızlar, «Evet, ilerde» diye karşılık verdiler, «Şimdi çabuk davranın. Kentimize bugün geldi. Çünkü halk bugün tapınma yerinde bir kurban sunacak. 1sa.9:13 Kente girer girmez, yemek için tapınma yerine çıkmadan önce onu bulacaksınız. Kurbanı o kutsayacağı için, kendisi gelmeden halk yemek yemez. Çağrılı olanlar o geldikten sonra yemeye başlar. Şimdi gidin, onu hemen bulursunuz.» 1sa.9:14 Saul'la hizmetkârı kente gittiler. Kente girdiklerinde, tapınma yerine çıkmaya hazırlanan Samuel onlara doğru ilerliyordu.
      1sa.9:15 Saul gelmeden bir gün önce RAB Samuel'e şunu açıklamıştı: 1sa.9:16 «Yarın bu saatlerde sana Benyamin bölgesinden birini göndereceğim. Onu halkım İsrail'in önderi olarak meshedeceksin. Halkımı Filistliler'in elinden o kurtaracak. Halkımın durumuna baktım; çünkü haykırışları bana ulaştı.» 1sa.9:17 Samuel Saul'u görünce, RAB, «İşte sana sözünü ettiğim adam!» dedi, «Halkıma o önderlik edecek.»
      1sa.9:18 Saul kent kapısında duran Samuel'e yaklaştı. «Bilicinin evi nerede, lütfen söyler misin?» dedi.
      1sa.9:19 Samuel, «Bilici benim» diye yanıtladı, «Önümden tapınma yerine çıkın. Bugün benimle birlikte yemek yiyeceksiniz. Yarın sabah düşündüğün her şeyi sana bildirip seni geri gönderirim. 1sa.9:20 Üç gün önce kaybolan eşeklerin için kaygılanma. Onlar bulundu. İsrail'in özlemi kime yönelik? Sana ve babanın ailesine değil mi?»
      1sa.9:21 Saul şu karşılığı verdi: «Ben İsrail oymaklarının en küçüğü olan Benyamin oymağından değil miyim? Ait olduğum boy da Benyamin oymağına bağlı bütün boyların en küçüğü değil mi? Bana neden böyle şeyler söylüyorsun?»
      1sa.9:22 Samuel Saul ile hizmetkârını alıp yemek odasına götürdü; yaklaşık otuz çağrılı arasında ilk sırayı onlara verdi. 1sa.9:23 Sonra aşçıya, «Sana verdiğim ve bir kenara ayırmanı söylediğim payı getir» dedi. 1sa.9:24 Aşçı butu getirip Saul'un önüne koydu. Samuel, «İşte senin için ayrılan parça, buyur ye!» dedi, «Çünkü bunu belirtilen gün çağırdığım halkla birlikte yemen için sakladım.» O gün Saul Samuel'le yemek yedi.
      1sa.9:25 Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saul'la konuştu.n16  1sa.9:26 Sabah erkenden, şafak sökerken kalktılar. Samuel, damdan Saul'u çağırıp, «Hazırlan, seni göndereceğim» dedi. Saul kalktı. Samuel'le birlikte dışarı çıktılar. 1sa.9:27 Kentin sınırına yaklaşırken Samuel Saul'a, «Hizmetkâra önümüzden gitmesini söyle» dedi. Hizmetkâr öne geçince, Samuel, «Ama sen dur» diye ekledi, «Sana Tanrı'nın sözünü bildireceğim.»
      1sa.10:1 Sonra Samuel yağ kabını alıp yağı Saul'un başına döktü. Onu öpüp şöyle dedi: «RAB seni kendi halkına önder olarak meshetti. 1sa.10:2 Bugün benden ayrıldıktan sonra Benyamin sınırında, Selsah'taki Rahel'in mezarı yanında iki kişiyle karşılaşacaksın. Sana, `Aramaya çıktığın eşekler bulundu' diyecekler, `Baban eşekleri düşünmekten vazgeçti, oğlum için ne yapsam diye sizin için kaygılanmaya başladı.' 1sa.10:3 Oradan daha ilerleyip Tavor'daki meşe ağacına varacaksın. Orada biri üç oğlak, biri üç somun ekmek, öbürü de bir tulum şarapla Tanrı'nın huzuruna, Beytel'e çıkan üç adamla karşılaşacaksın. 1sa.10:4 Seni selamlayıp iki somun ekmek verecekler. Sen de kabul edeceksin. 1sa.10:5 Sonra Filist ordugahının bulunduğu Givat-Elohim'e varacaksın. Kente girince, önlerinde çenk, tef, kaval ve lir çalanlarla birlikte peygamberlik ederek tapınma yerinden inen bir peygamber topluluğuyla karşılaşacaksın. 1sa.10:6 RAB'bin Ruhu senin üzerine güçlü bir biçimde inecek. Onlarla birlikte peygamberlikte bulunacak ve başka bir kişiliğe bürüneceksin. 1sa.10:7 Bu belirtiler gerçekleştiğinde, duruma göre gerekeni yap. Çünkü Tanrı seninledir. 1sa.10:8 Şimdi benden önce Gilgal'a git. Yakmalık sunuları sunmak ve esenlik kurbanlarını kesmek için ben de yanına geleceğim. Ancak, ben yanına gelip ne yapacağını bildirene dek yedi gün beklemen gerekecek.»
      1sa.10:9 Saul, Samuel'in yanından ayrılmak üzere ona sırtını döner dönmez, Tanrı ona başka bir kişilik verdi. O gün bütün bu belirtiler gerçekleşti. 1sa.10:10 Giva'ya varınca, Saul'u bir peygamber topluluğu karşıladı. Tanrı'nın Ruhu güçlü bir biçimde üzerine indi ve Saul onlarla birlikte peygamberlikte bulunmaya başladı. 1sa.10:11 Onu önceden tanıyanların hepsi, peygamberlerle birlikte peygamberlikte bulunduğunu görünce, birbirlerine, «Ne oldu Kiş oğluna? Saul da mı peygamber oldu?» diye sordular.
      1sa.10:12 1sa.19:23-24 Orada oturanlardan biri, «Ya onların babası kim?» dedi. İşte, «Saul da mı peygamber oldu?» sözü buradan gelir. 1sa.10:13 Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.
      1sa.10:14 Amcası, Saul ile hizmetkârına, «Nerede kaldınız?» diye sordu.
      Saul, «Eşekleri arıyorduk» diye karşılık verdi, «Onları bulamayınca, Samuel'e gittik.»
      1sa.10:15 Amcası, «Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat» dedi.
      1sa.10:16 Saul, «Eşeklerin bulunduğunu bize açıkça bildirdi» diye yanıtladı. Ama Samuel'in krallıkla ilgili sözlerini amcasına açıklamadı.
      1sa.10:17 1sa.10:18 Sonra Samuel, İsrail halkını Mispa'da RAB için bir araya getirip şöyle dedi: «İsrail'in Tanrısı RAB diyor ki, `Ben İsrailliler'i Mısır'dan çıkardım. Mısırlılar'ın ve size baskı yapan bütün krallıkların elinden sizi kurtardım.' 1sa.10:19 Ama siz bugün bütün zorluk ve sıkıntılarınızdan sizi kurtaran Tanrınız'a sırt çevirdiniz ve, `Hayır, bize bir kral ata' dediniz. Şimdi RAB'bin önünde oymak oymak, boy boy dizilin.»
      1sa.10:20 Samuel bütün İsrail oymaklarını bir bir öne çıkardı. Bunlardan Benyamin oymağı kurayla seçildi. 1sa.10:21 Sonra Benyamin oymağını boy boy öne çağırdı. Matri'nin boyu seçildi. En sonunda da Matri boyundan Kiş oğlu Saul seçildi. Onu aradılarsa da bulamadılar. 1sa.10:22 Yine RAB'be, «O daha buraya gelmedi mi?» diye sordular.
      RAB de, «O burada, eşyaların arasında saklanıyor» dedi.
      1sa.10:23 Bunun üzerine koşup Saul'u oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu. 1sa.10:24 Samuel halka, «RAB'bin seçtiği adamı görüyor musunuz?» dedi, «Bütün halkın arasında bir benzeri yok.»
      Bunun üzerine halk, «Yaşasın kral!» diye bağırdı.
      1sa.10:25 Samuel krallığın ilkelerini halka açıkladı. Bunları kitap haline getirip RAB'bin önüne koydu. Sonra herkesi evine gönderdi. 1sa.10:26 Saul da Giva'ya, kendi evine döndü. Tanrı'nın isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler. 1sa.10:27 Ama bazı kötü kişiler, «O bizi nasıl kurtarabilir?» diyerek Saul'u küçümsediler ve ona armağan vermediler. Saul ise buna aldırmadı.
      1sa.11:1 Ammon Kralı Nahaş Yaveş-Gilat üzerine yürüyüp kenti kuşattı. Bütün Yaveşliler, Nahaş'a, «Bizimle bir antlaşma yap, sana kulluk ederiz» dediler.
      1sa.11:2 Ama Ammonlu Nahaş, «Ancak bir koşulla sizinle antlaşma yaparım» diye karşılık verdi, «Bütün İsrail halkını küçük düşürmek için her birinizin sağ gözünü oyup çıkaracağım.»
      1sa.11:3 Yaveş Kenti'nin ileri gelenleri ona, «İsrail'in her bölgesine ulaklar göndermemiz için bize yedi günlük bir süre tanı» dediler, «Eğer bizi kurtaracak kimse çıkmazsa o zaman sana teslim oluruz.»
      1sa.11:4 Ulaklar Saul'un yaşadığı Giva Kenti'ne gelip olanları halka bildirince, herkes hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. 1sa.11:5 Tam o sırada Saul, öküzlerinin ardında, tarladan dönüyordu. «Halka ne oldu? Neden böyle ağlıyorlar?» diye sordu. Yaveşliler'in söylediklerini ona anlattılar.
      1sa.11:6 Saul bu sözleri duyunca, Tanrı'nın Ruhu güçlü bir biçimde onun üzerine indi. Saul çok öfkelendi. 1sa.11:7 Bir çift öküz alıp parçaladı. Ulaklar aracılığıyla İsrail'in her bölgesine bu parçaları gönderip şöyle dedi: «Saul ile Samuel'in ardınca gelmeyen herkesin öküzlerine de aynı şey yapılacaktır.»
      Halk RAB korkusuyla sarsıldı ve tek beden halinde yola çıktı. 1sa.11:8 Saul onları Bezek'te topladı. İsrail halkı üç yüz bin, Yahudalılar ise otuz bin kişiydi. 1sa.11:9 Oraya gelen Yaveşli ulaklara şöyle dediler: «Yaveş-Gilat halkına, `Yarın öğleye doğru kurtarılacaksınız' deyin.»
      Ulaklar gidip bu haberi iletince Yaveşliler sevindi. 1sa.11:10 Ammonlular'a, «Yarın size teslim olacağız» dediler, «Bize ne dilerseniz yapın.»
      1sa.11:11 Ertesi gün Saul adamlarını üç bölüğe ayırdı. Adamlar sabah nöbetinde Ammonlular'ın ordugahına girdi. Kırım günün en sıcak zamanına dek sürdü. Sağ kalanlar dağıldı; iki kişi bile bir arada kalmadı.
      1sa.11:12 Bundan sonra halk Samuel'e, «`Saul mu bize krallık yapacak?' diyenler kimdi? Getirin onları, öldürelim» dedi.
      1sa.11:13 Ama Saul, «Bugün hiç kimse öldürülmeyecek» diye yanıtladı, «Çünkü RAB bugün İsrail halkına kurtuluş verdi.»
      1sa.11:14 Samuel halka, «Haydi, Gilgal'a gidip orada krallığı yeniden onaylayalım» dedi. 1sa.11:15 Böylece bütün halk Gilgal'a gidip RAB'bin önünde Saul'un kral olduğunu onayladı. Orada, RAB'bin önünde esenlik kurbanları kestiler; Saul da bütün İsrailliler de büyük bir sevinç yaşadılar.
      1sa.12:1 Bundan sonra Samuel İsrail halkına şöyle dedi: «Bana söylediğiniz her şeye kulak verdim: Size bir kral atadım. 1sa.12:2 Şimdi size önderlik yapan bir kralınız var. Bense yaşlandım, saçım ağardı. Oğullarım da sizlerle birlikte. Gençliğimden bu güne dek size önderlik yaptım. 1sa.12:3 İşte karşınızda duruyorum. Hanginizin öküzünü aldım? Kimin eşeğine el koydum? Kimi dolandırdım? Kime baskı yaptım? Göz yummak için kimden rüşvet aldım? RAB'bin ve O'nun meshettiğinin önünde bana karşı tanıklık edin de size karşılığını vereyim.»
      1sa.12:4 Halk, «Bizi dolandırmadın» diye karşılık verdi, «Bize baskı da yapmadın. Kimsenin elinden hiçbir şey almadın.»
      1sa.12:5 Samuel, «Bana karşı bir şey bulamadığınıza bugün hem RAB, hem de O'nun meshettiği kral tanıktır» dedi.
      «Evet, tanıktır» dediler.
      1sa.12:6 cik.6:26 Samuel konuşmasını şöyle sürdürdü: «Musa ile Harun'u görevlendiren, atalarınızı Mısır'dan çıkaran RAB'dir. 1sa.12:7 Şimdi burada durun, RAB'bin önünde, O'nun sizi ve atalarınızı tekrar tekrar nasıl kurtardığına dair kanıtlar göstereyim size.
      1sa.12:8 cik.2:23 «Yakup Mısır'a gittikten sonra, atalarınız RAB'be yakardı. O da atalarınızı Mısır'dan çıkarıp burada yerleşmelerini sağlayan Musa ile Harun'u gönderdi. 1sa.12:9 hak.4:2 hak.13:1 hak.3:12 Ama atalarınız Tanrıları RAB'bi unuttular. Bu yüzden RAB onları Hasor ordusunun komutanı Sisera'nın, Filistliler'in ve Moav Kralı'nın eline teslim etti. Bunlar atalarınıza karşı savaştılar. 1sa.12:10 hak.10:10 Atalarınız RAB'be, `Günah işledik; RAB'bi bırakıp Baal'ın ve Aştoret'in putlarına kulluk ettik. Ama şimdi bizi düşmanlarımızın elinden kurtar, sana kulluk edeceğiz' diye seslendiler. 1sa.12:11 hak.7:1 hak.11:29 1sa.3:20 RAB de Yerubbaal'ı,o17  Bedan'ı,ö18  Yiftah'ı ve ben Samuel'ip19  gönderdi. Güvenlik içinde yaşamanız için sizi saran düşmanlarınızın elinden kurtardı.
      1sa.12:12 1sa.8:19 «Ama siz Ammon Kralı Nahaş'ın üzerinize yürüdüğünü görünce, Tanrınız RAB kralınız olduğu halde bana, `Hayır, bize bir kral önderlik yapacak' dediniz. 1sa.12:13 İşte seçtiğiniz, dilediğiniz kral! Evet, RAB size bir kral verdi. 1sa.12:14 Eğer RAB'den korkar, O'na kulluk ederseniz, O'nun sözünü dinleyip buyruklarına karşı gelmezseniz, hem siz hem de önderiniz olacak kral Tanrınız RAB'bin ardınca giderseniz, ne âlâ! 1sa.12:15 Ama RAB'bin sözünü dinlemez, buyruklarına karşı gelirseniz, RAB kralınızır20  cezalandırdığı gibi sizi de cezalandıracaktır.
      1sa.12:16 «Şimdi olduğunuz yerde durun ve RAB'bin gözlerinizin önünde yapacağı şu olağanüstü olayı görün. 1sa.12:17 Bugün buğday biçme zamanı değil mi? Göğü gürletsin, yağmur yağdırsın diye RAB'be yalvaracağım. Böylece bir kral istemekle yaptığınız kötülüğün RAB'bin gözünde ne denli büyük olduğunu iyice anlayacaksınız.»
      1sa.12:18 Samuel RAB'be yalvardı ve RAB o gün göğü gürletti, yağmur yağdırdı. Halk RAB'den de Samuel'den de çok korktu. 1sa.12:19 Bunun üzerine Samuel'e, «Yok olmayalım diye, biz kulların için Tanrın RAB'be yakar» dediler, «Çünkü bütün günahlarımıza kendimize bir kral istemek kötülüğünü de ekledik.»
      1sa.12:20 Samuel halka, «Korkmayın» dedi, «Siz bu büyük kötülüğü yaptınız, ama yine de RAB'bin ardınca gitmekten vazgeçmeyin; tersine, bütün yüreğinizle RAB'be kulluk edin. 1sa.12:21 Kimseyi kurtaramayan yararsız putların ardınca gitmeyin; çünkü onlar değersizdir. 1sa.12:22 RAB görkemli adının hatırına halkını bırakmayacak. Çünkü sizi kendi halkı kılmaktan hoşnut kaldı. 1sa.12:23 Bana gelince, sizin için RAB'be yalvarmaktan vazgeçip O'na karşı günah işlemek benden uzak olsun! Ancak size iyi ve doğru yolu öğreteceğim. 1sa.12:24 Yalnız RAB'den korkun, O'na bağlılıkla ve bütün yüreğinizle kulluk edin. O'nun sizler için ne görkemli işler yaptığını bir düşünün! 1sa.12:25 Ama kötülük yapmayı sürdürürseniz, hem siz yok olacaksınız, hem de kralınız.»
      1sa.13:1 Sauls21  İsrail'de iki yıl krallık yaptıktan sonra 1sa.13:2 halktan üç bin kişi seçti. Bunlardan iki binini Mikmas ve Beytel'in dağlık bölgesinde yanına aldı. Binini de Benyamin oymağına ait Giva Kenti'nde Yonatan'ın yanına bıraktı. Halktan geri kalanları evlerine gönderdi. 1sa.13:3 Yonatan Giva'daki Filist birliğini yendi. Filistliler bunu duydular. Saul, bütün ülkede boru çaldırarak, «İbraniler bu haberi duysun» dedi. 1sa.13:4 Böylece İsrailliler'in hepsi Saul'un Filist birliğini yendiğini ve Filistliler'in İsrailliler'den iğrendiğini duydu. Bunun üzerine halk Gilgal'da Saul'un çevresinde toplandı.
      1sa.13:5 Filistliler İsrailliler'le savaşmak üzere toplandılar. Otuz binş22  savaş arabası, altı bin atlı asker ve kıyılardaki kum kadar kalabalık bir orduya sahiptiler. Gidip Beytaven'in doğusundaki Mikmas'ta ordugah kurdular. 1sa.13:6 Durumlarının tehlikeli olduğunu ve askerlerinin sıkıştırıldığını gören İsrailliler, mağaralarda, çalılıklarda, kayalıklarda, çukurlarda, sarnıçlarda gizlendiler. 1sa.13:7 Bazı İbraniler de Şeria Irmağı'ndan Gad ve Gilat bölgesine geçti. Ama Saul daha Gilgal'daydı. Bütün askerler onu titreyerek izliyordu.
      1sa.13:8 1sa.10:8 Saul, Samuel tarafından belirlenen süreye uyarak, yedi gün bekledi. Ama Samuel Gilgal'a gelmeyince, halk Saul'un yanından dağılmaya başladı. 1sa.13:9 Saul, «Yakmalık sunuları ve esenlik sunularını bana getirin» dedi. Sonra yakmalık sunuyu sundu. 1sa.13:10 Saul yakmalık sununun sunulmasını bitirir bitirmez Samuel geldi. Saul selamlamak için onu karşılamaya çıktı.
      1sa.13:11 Samuel, «Ne yaptın?» diye sordu.
      Saul, «Halk yanımdan dağılıyordu» diye karşılık verdi, «Sen de belirlenen gün gelmedin. Üstelik Filistliler Mikmas'ta toplandılar. Bunları görünce, 1sa.13:12 `Şimdi Filistliler Gilgal'da üzerime yürüyecek; oysa ben RAB'bin yardımını dilememiştim' diye düşündüm. Bu nedenle, yakmalık sunuyu sunma gerekliliğini duydum.»
      1sa.13:13 Samuel, «Akılsızca davrandın» dedi, «Tanrın RAB'bin sana verdiği buyruğa uymadın; yoksa, RAB İsrail üzerinde senin krallığının sonsuza dek sürmesini sağlayacaktı. 1sa.13:14 elc.13:22 Ama artık krallığın sürmeyecek. RAB kendi gönlüne uygun birini arayıp onu kendi halkına önder olarak atamaya kararlı. Çünkü sen RAB'bin buyruğunu tutmadın.»
      1sa.13:15 Bundan sonra Samuel Gilgal'dan ayrılarak Benyaminoğulları'nın Giva Kenti'ne gitti.t23  Saul yanında kalan halkı saydı; yaklaşık altı yüz kişiydi. 1sa.13:16 Saul, oğlu Yonatan ve yanlarındaki halk Benyaminoğulları'nın bölgesindeki Giva'da kalıyorlardı. Filistliler ise Mikmas'ta ordugah kurmuşlardı. 1sa.13:17 Akıncılar üç koldan Filistliler'in ordugahından çıktılar. Kollardan biri Şual bölgesindeki Ofra'ya, 1sa.13:18 biri Beythoron'a, öbürü ise çöle, Sevoyim Vadisi'ne bakan sınıra doğru ilerledi.
      1sa.13:19 Bütün İsrail ülkesinde bir tek demirci yoktu. Filistliler, «İbraniler kılıç, mızrak yapmasın» demişlerdi. 1sa.13:20 Bu nedenle bütün İsrailliler saban demirlerini, kazma, balta ve oraklarınıu24  biletmek için Filistliler'e gitmek zorundaydılar. 1sa.13:21 Saban demiriyle kazmanın bileme fiyatı, şekelin üçte ikisiü25  kadardı. Beller, baltalar, üvendireler için istenilen fiyat ise şekelin üçte biriydi.v26  1sa.13:22 İşte bu yüzden, savaş sırasında Saul ile Yonatan dışında, yanlarındaki hiç kimsenin elinde kılıç, mızrak yoktu.
      1sa.13:23 O sırada Filistliler'in bir kolu Mikmas Geçidi'ne çıkmıştı.
      1sa.14:1 Bir gün Saul oğlu Yonatan, silahını taşıyan genç hizmetkârına, «Gel, karşı taraftaki Filist ordugahına geçelim» dedi. Ama bunu babasına haber vermedi. 1sa.14:2 Saul, Giva Kenti yakınındaki Migron'da bir nar ağacının altında oturmaktaydı. Yanında altı yüz kadar asker vardı. 1sa.14:3 Efod giymiş olan Ahiya da aralarındaydı. Ahiya Şilo'da RAB'bin kâhini olan Eli oğlu Pinehas oğlu İkavot'un erkek kardeşi Ahituv'un oğluydu. Halk Yonatan'ın gittiğini farketmemişti. 1sa.14:4 Yonatan'ın Filist ordugahına ulaşmak için geçmeyi tasarladığı geçidin her iki yanında iki sivri kaya vardı; birine Boses, öbürüne Sene denirdi. 1sa.14:5 Kayalardan biri kuzeyde Mikmas'a, öbürü güneyde Giva'ya bakardı.
      1sa.14:6 Yonatan silahını taşıyan genç hizmetkârına, «Gel, şu sünnetsizlerin ordugahına gidelim» dedi, «Belki RAB bizim için bir şeyler yapar. Çünkü gerek çoklukta, gerekse azlıkta RAB'bin zafere ulaştırmasına engel yoktur.»
      1sa.14:7 Silahını taşıyan genç, «Ne düşünüyorsan öyle yap» diye yanıtladı, «Haydi yürü! Düşündüğün her şeyde seninleyim.»
      1sa.14:8 Yonatan, «Bu adamlara gidelim, bizi görsünler» dedi, 1sa.14:9 «Eğer bize, `Yanınıza gelene dek bekleyin' derlerse, olduğumuz yerde kalırız, gitmeyiz. 1sa.14:10 Ama, `Yanımıza gelin' derlerse, gideriz. Çünkü bu, RAB'bin Filistliler'i elimize teslim ettiğine ilişkin bir belirti olacak bizim için.»
      1sa.14:11 Böylece ikisi de Filistliler'in askerlerine göründüler. Filistliler, «Bakın! İbraniler gizlendikleri çukurlardan çıkmaya başlıyor!» dediler. 1sa.14:12 Sonra Yonatan'la silahını taşıyan gence, «Buraya, yanımıza gelin, size bir şey söyleyeceğiz» diye seslendiler.
      Bunun üzerine Yonatan silahını taşıyana, «Ardımdan gel» dedi, «RAB onları İsrailliler'in eline teslim etti.»
      1sa.14:13 Yonatan elleriyle ayaklarını kullanarak yukarıya tırmandı; silahını taşıyan genç de onu izledi. Yonatan Filistliler'i yenilgiye uğrattı. Silahını taşıyan genç de onu izliyor ve Filistliler'i öldürüyordu. 1sa.14:14 Yonatan'la silahını taşıyan genç bu ilk saldırıda iki dönümlüky27  bir alanda yirmi kadar asker öldürdüler. 1sa.14:15 Ordugahta ve kırsal alanda bütün Filist halkı arasında dehşet hüküm sürüyordu. Askerlerle akıncılar bile titriyordu. Derken yer sarsıldı; sanki Tanrı'dan gelen bir titremeydi bu.
      1sa.14:16 Benyamin topraklarındaki Giva Kenti'nde Saul'un nöbetçileri büyük bir kalabalığın oraya buraya dağıldığını gördüler. 1sa.14:17 Bunun üzerine Saul yanındaki adamlara, «Yoklama yapın da aramızdan kimin ayrıldığını görün» dedi. Yoklama yapılınca Yonatan'la silahını taşıyan gencin orada olmadığını anladılar. 1sa.14:18 Saul Ahiya'ya, «Tanrı'nın Sandığı'nız28  getir» dedi. O sırada Tanrı'nın Sandığız28  İsrail halkındaydı.
      1sa.14:19 Saul kâhinle konuşurken, Filistliler'in ordugahındaki kargaşa da giderek artmaktaydı. Bunun üzerine Saul kâhine, «Elini çek» dedi. 1sa.14:20 Saul'la yanındaki askerlerin tümü toplanıp savaş alanına gittiler. Orada büyük bir kargaşa vardı. Herkes birbirine kılıç çekiyordu. 1sa.14:21 Daha önce Filistliler'in yanında yer alıp onların ordugahına katılan İbraniler bile saf değiştirerek Saul'la Yonatan'ın yanındaki İsrail birliklerine katıldılar. 1sa.14:22 Efrayim dağlık bölgesinde gizlenen İsrailliler de Filistliler'in kaçtığını duyunca onları savaş alanında kovalamaya başladılar. 1sa.14:23 Böylece RAB İsrail'i o gün zafere ulaştırdı. Savaş Beytaven'in ötesine dek yayıldı.
      1sa.14:24 O gün İsrailliler bitkindi. Çünkü Saul, «Ben düşmanlarımdan öç alıncaya kadar, akşama dek kim yemek yerse lanetli olsun!» diye halka ant içirmişti. Bu yüzden de kimse bir şey yememişti.
      1sa.14:25 1sa.14:26 Derken, her yanı bal dolu bir ormana vardılar. Askerler ormana girince, toprakta akan balları gördüler. Ne var ki, içtikleri anttan korktukları için hiçbiri bala dokunmadı. 1sa.14:27 Yonatan babasının halka ant içirdiğini duymamıştı. Elindeki değneği uzatıp ucunu bal gümecine batırdı. Biraz bal tadar tatmaz gözleri parladı. 1sa.14:28 Bunun üzerine oradakilerden biri Yonatan'a, «Baban askerlere, `Bugün kim yemek yerse lanetli olsun' diye ant içirdi» dedi, «Askerlerin bitkin düşmesi de bundan.»
      1sa.14:29 Yonatan, «Babam halka sıkıntı verdi» diye yanıtladı, «Bakın, bu baldan biraz tadınca gözlerim nasıl da parladı! 1sa.14:30 Bugün halk düşmanlarından yağmaladığı yiyeceklerden özgürce yeseydi, çok daha iyi olurdu! O zaman Filistliler'in yenilgisi de daha ağır olmaz mıydı?»
      1sa.14:31 O gün İsrailliler, Filistliler'i Mikmas'tan Ayalon'a kadar yenilgiye uğrattılar. Ama İsrail askerleri o kadar bitkindi ki, 1sa.14:32 yağmaladıkları mallara saldırdılar; davarları, sığırları, buzağıları yakaladıkları gibi hemen oracıkta kesip kanını akıtmadan yediler. 1sa.14:33 yar.9:4; lev.7:26-27; lev.17:10-14; lev.19:26; yas.12:16,23-25; yas.15:23 Durumu Saul'a bildirerek, «Bak, askerlerin kanlı eti yemekle RAB'be karşı günah işliyor!» dediler.
      Bunun üzerine Saul, «Hainlik ettiniz!» dedi, «Hemen büyük bir taş yuvarlayın bana.» 1sa.14:34 Sonra ekledi: «Halkın arasına varıp herkesin öküzünü, koyununu bana getirmesini söyleyin. Onları burada kesip yesinler. Eti kanıyla birlikte yiyerek RAB'be karşı günah işlemeyin.» O gece herkes öküzünü getirip orada kesti. 1sa.14:35 O sırada Saul RAB'be bir sunak yaptı. RAB'be yaptığı ilk sunaktı bu.
      1sa.14:36 Saul adamlarına, «Haydi, bu gece Filistliler'e saldıralım» dedi, «Tan ağarıncaya dek mallarını yağmalayalım, onlardan bir tekini bile sağ bırakmayalım.»
      Adamlar, «Sence uygun olan neyse onu yap» diye karşılık verdiler.
      Ama kâhin, «Burada Tanrı'ya danışalım» dedi.
      1sa.14:37 Bunun üzerine Saul Tanrı'ya, «Filistliler'e saldırmaya gideyim mi? Onları İsrailliler'in eline teslim edecek misin?» diye sordu. Ama Tanrı o gün yanıt vermedi. 1sa.14:38 Bunun için Saul, «Ey halkın önderleri! Buraya yaklaşın da bugün işlenen bu günahın nasıl işlendiğini ortaya çıkaralım» dedi, 1sa.14:39 «İsrail'i kurtaran yaşayan RAB'bin adıyla derim ki, bu günaha yol açan oğlum Yonatan bile olsa kesinlikle öldürülecektir.» Ama kimse bir şey söylemedi. 1sa.14:40 Bunun üzerine Saul halka, «Siz bir yanda durun, oğlum Yonatan'la ben öbür yanda duracağız» dedi.
      Halk, «Sence uygun olan neyse onu yap» diye karşılık verdi.
      1sa.14:41 Saul İsrail'in Tanrısı RAB'be, «Bana doğru yanıtı ver» dedi.a29  Kura Yonatan'la Saul'a düştü, halk aklandı. 1sa.14:42 Saul bu kez, «Benimle oğlum Yonatan arasında kura çekin» dedi. Kura Yonatan'a düştü. 1sa.14:43 Bunun üzerine Saul Yonatan'a, «Söyle bana, ne yaptın?» diye sordu.
      Yonatan, «Ben yalnızca elimdeki değneğin ucuyla biraz bal alıp tattım. Şimdi ölmem mi gerek?» diye karşılık verdi.
      1sa.14:44 Saul, «Yonatan, eğer seni öldürtmezsem, Tanrı bana aynısını, hatta daha kötüsünü yapsın!» dedi.
      1sa.14:45 Ama halk Saul'a, «İsrail'i bu büyük zafere ulaştıran Yonatan'ı mı öldürteceksin?» dedi, «Asla! Yaşayan RAB'bin adıyla deriz ki, saçının bir teline bile zarar gelmeyecektir. Çünkü bugün o ne yaptıysa Tanrı'nın yardımıyla yapmıştır.» Böylece halk Yonatan'ı öldürülmekten kurtardı.
      1sa.14:46 Bundan sonra Saul Filistliler'i kovalamaktan vazgeçti. Filistliler de yerlerine döndüler.
      1sa.14:47 Saul İsrail'e kral atandıktan sonra, her yandaki düşmanlarına -Moav, Ammon, Edom halkları, Sova kralları ve Filistliler'e- karşı savaştı. Gittiği her yerde zafer kazandı.b30  1sa.14:48 Yiğitçe savaşarak Amalekliler'i yenilgiye uğrattı, İsrailliler'i düşmanın yağmasından kurtardı.
      1sa.14:49 Saul'un oğulları Yonatan, Yişvi ve Malkişua idi. İki kızından büyüğünün adı Merav, küçüğünün adı Mikal'dı. 1sa.14:50 Karısı, Ahimaas'ın kızı Ahinoam'dı. Ordusunun başkomutanı amcası Ner oğlu Avner'di. 1sa.14:51 Saul'un babası Kiş'le Avner'in babası Ner, Aviel'in oğullarıydı.
      1sa.14:52 Saul yaşamı boyunca Filistliler'le kıyasıya savaştı. Nerede yiğit, güçlü birini görse kendi ordusuna kattı.
      1sa.15:1 1sa.10:1 Samuel Saul'a şöyle dedi: «RAB seni kendi halkı İsrail'in Kralı olarak meshetmek için beni gönderdi. Şimdi RAB'bin sözlerine kulak ver. 1sa.15:2 cik.17:8-14; yas.25:17-19 Her Şeye Egemen RAB diyor ki, `İsrailliler'e yaptıkları kötülükten ötürü Amalekliler'i cezalandıracağım. Çünkü Mısır'dan çıkan İsrailliler'e karşı koydular. 1sa.15:3 Şimdi git, Amalekliler'e saldır. Onlara ait her şeyi tümüyle yok et,c31  hiçbir şeyi esirgeme. Kadın erkek, çoluk çocuk, öküz, koyun, deve, eşek hepsini öldür.'»
      1sa.15:4 Bunun üzerine Saul askerlerini toplayıp Telaim Kenti'nde saydı. İki yüz bin yaya askerin yanısıra Yahudalılar'dan da on bin kişi vardı. 1sa.15:5 Saul Amalek Kenti'ne varıp vadide pusu kurdu. 1sa.15:6 Sonra Kenliler'e şu uyarıyı gönderdi: «Haydi gidin, Amalekliler'i bırakın; öyle ki, sizi de onlarla birlikte yok etmeyeyim. Çünkü siz Mısır'dan çıkan İsrail halkına iyilik ettiniz.» Bunun üzerine Kenliler Amalekliler'den ayrıldılar.
      1sa.15:7 Saul Havila'dan Mısır'ın doğusundaki Şur'a dek Amalekliler'i yenilgiye uğrattı. 1sa.15:8 Amalek Kralı Agak'ı sağ olarak yakaladı. Halkının tümünü de kılıçtan geçirdi. 1sa.15:9 Ne var ki, Saul ile adamları Agak'ı ve en iyi koyunları, sığırları, besili danaları, kuzuları -iyi olan ne varsa hepsini- esirgediler. Bunları tümüyle yok etmek istemediler. Ancak değersiz ve zayıf ne varsa hepsini yok ettiler.
      1sa.15:10 RAB Samuel'e şöyle seslendi: 1sa.15:11 «Saul'u kral yaptığıma pişmanım. Beni izlemekten vazgeçti. Buyruklarımı yerine getirmedi.» Samuel öfkelendi ve bütün geceyi RAB'be yakarmakla geçirdi.
      1sa.15:12 Ertesi sabah Samuel Saul'la görüşmek için erkenden kalktı. Saul'un Karmel Kenti'ne gittiğini, orada kendisine bir anıt diktikten sonra aşağı inip Gilgal'a döndüğünü öğrendi. 1sa.15:13 Saul kendisine gelen Samuel'e, «RAB seni kutsasın! Ben RAB'bin buyruğunu yerine getirdim» dedi.
      1sa.15:14 Samuel, «Öyleyse nedir kulağıma gelen bu koyun melemesi? Nedir bu duyduğum sığır böğürmesi?» diye sordu.
      1sa.15:15 Saul şöyle yanıtladı: «Halk bunları Amalekliler'den getirdi. Tanrın RAB'be kurban sunmak üzere davarların, sığırların en iyilerini esirgediler. Ama geri kalanları tümüyle yok ettik.»
      1sa.15:16 Samuel, «Dur da bu gece RAB'bin bana neler söylediğini sana bildireyim» dedi.
      Saul, «Söyle» diye karşılık verdi.
      1sa.15:17 Samuel konuşmasını şöyle sürdürdü: «Kendini önemsiz saydığın halde, sen İsrail oymaklarının önderi olmadın mı? RAB seni İsrail'e kral meshetti. 1sa.15:18 RAB seni bir göreve gönderip, `Git, o günahlı Amalekliler'i tümüyle yok et; hepsini ortadan kaldırıncaya dek onlarla savaş' dedi. 1sa.15:19 Öyleyse neden RAB'bin sözüne kulak asmadın? Neden yağmalanan mallara saldırarak RAB'bin gözünde kötü olanı yaptın?»
      1sa.15:20 Saul, «Ama ben RAB'bin sözüne kulak verdim!» diye yanıtladı, «RAB'bin beni gönderdiği yere gittim. Amalekliler'i tümüyle yok ettim, Amalek Kralı Agak'ı da buraya getirdim. 1sa.15:21 Ne var ki askerler, Gilgal'da Tanrın RAB'be kurban sunmak üzere yağmalanmış bazı malları, yok edilmeye adanmış en iyi davarlarla sığırları aldılar.»
      1sa.15:22 Samuel şöyle karşılık verdi:
    «RAB kendi sözünün dinlenmesinden hoşlandığı kadar
      Yakmalık sunulardan, kurbanlardan hoşlanır mı?
      İşte söz dinlemek kurbandan,
      Sözü önemsemek de koçların yağlarından daha iyidir.
    1sa.15:23 Çünkü başkaldırma, falcılık kadar günahtır
      Ve dikbaşlılık, putperestlikç32  kadar kötüdür.
      Sen RAB'bin buyruğunu reddettiğin için,
      RAB de senin kral olmanı reddetti.»
      1sa.15:24 Bunun üzerine Saul, «Günah işledim! Evet, RAB'bin buyruğunu da, senin sözlerini de çiğnedim» dedi, «Halktan korktuğum için onların sözünü dinledim. 1sa.15:25 Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RAB'be tapınayım.»
      1sa.15:26 Samuel, «Seninle dönmem» dedi, «Çünkü sen RAB'bin buyruğunu reddettin, RAB de İsrail Kralı olmanı reddetti!»
      1sa.15:27 Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı. 1sa.15:28 Samuel, «Bugün RAB İsrail Krallığı'nı elinden aldı ve senden daha iyi birine verdi» dedi, 1sa.15:29 «İsrail'in yüce Tanrısı yalan söylemez, düşüncesini de değiştirmez. Çünkü O insan değil ki, düşüncesini değiştirsin.»
      1sa.15:30 Saul, «Günah işledim!» dedi, «Ama ne olur halkımın ileri gelenleri ve İsrailliler karşısında beni onurlandır. Tanrın RAB'be tapınmam için benimle dön.» 1sa.15:31 Böylece Samuel Saul'la birlikte geri döndü ve Saul RAB'be tapındı.
      1sa.15:32 Samuel, «Amalek Kralı Agak'ı bana getirin» diye buyurdu.
      Agak güvenle geldi. Çünkü, «Ölüm tehlikesi kesinlikle geçti» diye düşünüyordu.
      1sa.15:33 Ama Samuel,
    «Kılıcın kadınları nasıl çocuksuz bıraktıysa
      Senin annen de kadınlar arasında
      Çocuksuz bırakılacak»
    diyerek Agak'ı Gilgal'da RAB'bin önünde kılıçla parçaladı.
      1sa.15:34 Samuel Rama'ya, Saul da Giva'dakid33  evine gitti. 1sa.15:35 Samuel ölümüne dek Saul'u bir daha görmediyse de, onun için üzüldü. RAB de Saul'u İsrail Kralı yaptığına pişmandı.
      1sa.16:1 RAB Samuel'e, «Ben Saul'un İsrail Kralı olmasını reddettim diye sen daha ne zamana dek onun için üzüleceksin?» dedi, «Yağ boynuzunu yağla doldurup yola çık. Seni Beytlehemli İşay'ın evine gönderiyorum. Çünkü onun oğullarından birini kral seçtim.»
      1sa.16:2 Samuel, «Nasıl gidebilirim? Saul bunu duyarsa beni öldürür!» dedi.
      RAB şöyle yanıtladı: «Yanına bir düve al ve, `RAB'be kurban sunmak için geldim' de. 1sa.16:3 İşay'ı kurban törenine çağır. O zaman ne yapman gerektiğini ben sana bildireceğim. Sana belirteceğim kişiyi benim adıma kral olarak meshedeceksin.»
      1sa.16:4 Samuel RAB'bin sözüne uyarak Beytlehem Kenti'ne gitti. Kentin ileri gelenleri onu titreyerek karşıladılar ve, «Barış için mi geldin?» diye sordular.
      1sa.16:5 Samuel, «Evet, barış için» diye yanıtladı, «RAB'be kurban sunmaya geldim. Kendinizi kutsayıp benimle birlikte kurban törenine gelin.» Sonra İşay ile oğullarını kutsayıp kurban törenine çağırdı.
      1sa.16:6 İşay ile oğulları gelince Samuel Eliav'ı gördü ve, «Gerçekten RAB'bin önünde duran bu adam O'nun meshettiği kişidir» diye düşündü.
      1sa.16:7 Ama RAB Samuel'e, «Onun yakışıklı ve uzun boylu olduğuna bakma» dedi, «Ben onu reddettim. Çünkü RAB insanın gördüğü gibi görmez; insan dış görünüşe, RAB ise yüreğe bakar.» 1sa.16:8 İşay, oğlu Avinadav'ı çağırıp Samuel'in önünden geçirdi.
      Ama Samuel, «RAB bunu da seçmedi» dedi. 1sa.16:9 Bunun üzerine İşay Şamma'yı da geçirdi. Samuel yine, «RAB bunu da seçmedi» dedi. 1sa.16:10 Böylece İşay yedi oğlunu da Samuel'in önünden geçirdi. Ama Samuel, «RAB bunlardan hiçbirini seçmedi» dedi. 1sa.16:11 Sonra İşay'a, «Oğullarının hepsi bunlar mı?» diye sordu.
      İşay, «Bir de en küçüğü var» dedi, «Sürüyü güdüyor.»
      Samuel, «Birini gönder de onu getirsin» dedi, «O buraya gelmeden yemeğe oturmayacağız.»
      1sa.16:12 İşay birini gönderip oğlunu getirtti. Çocuk kızıl saçlı, yakışıklı, gözleri pırıl pırıl bir delikanlıydı.
      RAB Samuel'e, «Kalk, onu meshet. Seçtiğim kişi odur» dedi. 1sa.16:13 Samuel yağ boynuzunu alıp kardeşlerinin önünde çocuğu meshetti. O günden başlayarak RAB'bin Ruhu Davut'un üzerine güçlü bir biçimde indi. Bundan sonra Samuel kalkıp Rama'ya döndü.
      1sa.16:14 Bu sıralarda RAB'bin Ruhu Saul'dan ayrılmıştı. RAB'bin gönderdiği kötü bir ruh ona sıkıntı çektiriyordu.
      1sa.16:15 Hizmetkârları Saul'a, «Bak, Tanrı'nın gönderdiği kötü bir ruh sana sıkıntı çektiriyor» dediler, 1sa.16:16 «Efendimiz, biz hizmetkârlarına buyruk ver, iyi lir çalan birini bulalım. Öyle ki, Tanrı'nın gönderdiği kötü ruh üzerine gelince, o lir çalar, sen de rahatlarsın.»
      1sa.16:17 Saul hizmetkârlarına, «İyi lir çalan birini bulup bana getirin» diye buyurdu.
      1sa.16:18 Hizmetkârlardan biri, «Beytlehemli İşay'ın oğullarından birini gördüm» dedi, «İyi lir çalar. Üstelik yürekli, güçlü bir savaşçıdır; akıllıca konuşur, yakışıklıdır. RAB de onunladır.»
      1sa.16:19 Bunun üzerine Saul İşay'a ulaklar göndererek, «Sürüyü güden oğlun Davut'u bana gönder» dedi. 1sa.16:20 İşay ekmek yüklü bir eşek, bir tulum şarap, bir de oğlak alıp oğlu Davut'la birlikte Saul'a gönderdi. 1sa.16:21 Davut Saul'un yanına varıp onun hizmetine girdi. Saul Davut'u çok sevdi ve ona silahlarını taşıma görevini verdi. 1sa.16:22 Saul İşay'a şu haberi gönderdi: «İzin ver de Davut hizmetimde kalsın; ondan hoşnudum.»
      1sa.16:23 O günden sonra, Tanrı'nın gönderdiği kötü ruh ne zaman Saul'un üzerine gelse, Davut liri alıp çalar, Saul rahatlayıp kendine gelirdi. Kötü ruh da ondan uzaklaşırdı.
      1sa.17:1 Savaşmak üzere ordularını bir araya getiren Filistliler, Yahuda'nın Soko Kenti'nde toplandılar. Soko ile Azeka Kenti arasındaki Efes-Dammim'de ordugah kurdular. 1sa.17:2 Saul ile İsrailliler de toplandılar. Ela Vadisi'nde ordugah kurup Filistliler'e karşı savaş düzeni aldılar. 1sa.17:3 Filistliler tepenin bir yanında, İsrailliler de karşı tepede yerlerini aldı. Aralarında vadi vardı.
      1sa.17:4 Filist ordugahından Gatlı Golyat adında usta bir dövüşçü ortaya çıktı. Boyu altı arşın bir karıştı.e34  1sa.17:5 Başına tunç miğfer takmış, pullu bir zırh kuşanmıştı. Tunç zırhın ağırlığı beş bin şekeldi.f35  1sa.17:6 Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı. 1sa.17:7 Mızrağının sapı dokumacı tezgahının sırığı gibiydi. Mızrağın demir başının ağırlığı altı yüz şekeldi.g36  Golyat'ın önüsıra kalkanını taşıyan bir adam yürüyordu.
      1sa.17:8 Golyat durup İsrail ordusuna, «Neden savaş düzeni aldınız?» diye haykırdı, «Ben Filistli'yim, sizse Saul'un kölelerisiniz. Aranızdan karşıma çıkacak birini seçin. 1sa.17:9 Dövüşte beni yenip öldürebilirse, biz sizin köleniz oluruz. Ama ben üstün gelip onu yok edebilirsem, siz bizim kölemiz olur, bize kulluk edersiniz.» 1sa.17:10 Filistli Golyat konuşmasını şöyle sürdürdü: «Bugün İsrail ordusuna meydan okuyorum! Benimle dövüşecek birini çıkarın karşıma!» 1sa.17:11 Filistli'nin bu sözlerini duyunca, Saul da İsrailliler de çok korkup dehşet içinde kaldılar.
      1sa.17:12 Davut Yahuda'nın Beytlehem Kenti'nden Efratlı İşay adında bir adamın oğluydu. İşay'ın sekiz oğlu vardı. Saul'un krallığı döneminde İşay'ın yaşı oldukça ilerlemişti. 1sa.17:13 İşay'ın üç büyük oğlu Saul'la birlikte savaşa katılmıştı. Savaşa giden en büyük oğlunun adı Eliav, ikincisinin adı Avinadav, üçüncüsünün adıysa Şamma'ydı. 1sa.17:14 Davut en küçükleriydi. Üç büyük oğul Saul'un yanındaydı. 1sa.17:15 Davut ise babasının sürüsüne bakmak için Saul'un yanından ayrılıp Beytlehem'e gider gelirdi.
      1sa.17:16 Filistli Golyat kırk gün boyunca sabah akşam ortaya çıkıp meydan okudu.
      1sa.17:17 Bir gün İşay, oğlu Davut'a şöyle dedi: «Kardeşlerin için şu kavrulmuş bir efa buğdaylah37  on somun ekmeği al, çabucak ordugaha, kardeşlerinin yanına git. 1sa.17:18 Şu on parça peyniri de birlik komutanına götür. Kardeşlerinin ne durumda olduğunu öğren ve iyi olduklarına ilişkin bir belirti getir. 1sa.17:19 Kardeşlerin Saul ve öbür İsrailliler'le birlikte Ela Vadisi'nde Filistliler'e karşı savaşıyorlar.»
      1sa.17:20 Ertesi sabah Davut erkenden kalktı. Sürüyü bir çobana bıraktı. İşay'ın buyurduğu gibi erzağı alıp yola koyuldu. Ordugaha vardığı sırada askerler savaş naraları atarak savaş düzenine giriyorlardı. 1sa.17:21 İsrailliler'le Filistliler karşı karşıya savaş düzeni almışlardı. 1sa.17:22 Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı. 1sa.17:23 Davut onlarla konuşurken, Gatlı Filistli, Golyat adındaki dövüşçü Filist cephesinden ileri çıkarak daha önce yaptığı gibi meydan okudu. Davut bunu duydu. 1sa.17:24 İsrailliler Golyat'ı görünce büyük korkuyla önünden kaçıştılar.
      1sa.17:25 Birbirlerine, «İsrail'e meydan okumak için ortaya çıkan şu adamı görüyorsunuz ya!» diyorlardı, «Kral onu öldürene büyük bir armağanın yanısıra kızını da verecek. Babasının ailesini de İsrail'e vergi ödemekten muaf tutacak.»
      1sa.17:26 Davut yanındakilere, «Bu Filistli'yi öldürüp İsrail'den bu utancı kaldıracak kişiye ne verilecek?» diye sordu, «Bu sünnetsiz Filistli kim oluyor da yaşayan Tanrı'nın ordusuna meydan okuyor?»
      1sa.17:27 Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyat'ı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.
      1sa.17:28 Ağabeyi Eliav Davut'un adamlarla konuştuğunu duyunca öfkelendi. «Ne işin var burada?» dedi, «Çöldeki üç beş koyunu kime bıraktın? Ne kadar kendini beğenmiş ve ne kadar kötü yürekli olduğunu biliyorum. Sadece savaşı görmeye geldin.»
      1sa.17:29 Davut, «Ne yaptım ki?» dedi, «Bir soru sordum, o kadar.» 1sa.17:30 Sonra başka birine dönüp aynı soruyu sordu. Adamlar öncekine benzer bir yanıt verdiler.
      1sa.17:31 Davut'un söylediklerini duyanlar Saul'a ilettiler. Saul onu çağırttı. 1sa.17:32 Davut Saul'a, «Bu Filistli yüzünden kimse yılmasın! Ben kulun gidip onunla dövüşeceğim!» dedi.
      1sa.17:33 Saul, «Sen bu Filistli'yle dövüşemezsin» dedi, «Çünkü daha gençsin, o ise gençliğinden beri savaşçıdır.»
      1sa.17:34 Ama Davut, «Kulun babasının sürüsünü güder» diye karşılık verdi, «Bir aslan ya da ayı gelip sürüden bir kuzu kaçırınca, 1sa.17:35 peşinden gidip ona saldırır, kuzuyu ağzından kurtarırım. Eğer aslan ya da ayı üzerime gelirse, boğazından tuttuğum gibi vurur öldürürüm. 1sa.17:36 Kulun, aslan da ayı da öldürmüştür. Bu sünnetsiz Filistli de onlar gibi olacak. Çünkü yaşayan Tanrı'nın ordusuna meydan okudu. 1sa.17:37 Beni aslanın, ayının pençesinden kurtaran RAB, bu Filistli'nin elinden de kurtaracaktır.»
      Saul, «Öyleyse git, RAB seninle birlikte olsun» dedi. 1sa.17:38 Sonra kendi giysilerini Davut'a verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi. 1sa.17:39 Davut giysilerinin üzerine kılıcını kuşanıp yürümeye çalıştı. Çünkü bu giysilere alışık değildi.
      Saul'a, «Bunlarla yürüyemiyorum» dedi, «Çünkü alışık değilim.» Sonra giysileri üzerinden çıkardı. 1sa.17:40 Değneğini alıp dereden beş çakıl taşı seçti. Bunları çoban dağarcığının cebine koyduktan sonra sapanını alıp Filistli Golyat'a doğru ilerledi.
      1sa.17:41 Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davut'a doğru ilerliyordu. 1sa.17:42 Davut'u tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi. 1sa.17:43 «Ben köpek miyim ki, üzerime değnekle geliyorsun?» diyerek kendi ilahlarının adıyla Davut'u lanetledi. 1sa.17:44 «Bana gelsene! Bedenini gökteki kuşlara ve kırdaki hayvanlara yem edeceğim!» dedi.
      1sa.17:45 Davut, «Sen kılıçla, mızrakla, palayla üzerime geliyorsun» diye karşılık verdi, «Bense meydan okuduğun İsrail ordusunun Tanrısı, Her Şeye Egemen RAB'bin adıyla senin üzerine geliyorum. 1sa.17:46 Bugün RAB seni elime teslim edecek. Seni vurup başını gövdenden ayıracağım. Bugün Filistli askerlerin leşlerini gökteki kuşlarla yerdeki hayvanlara yem edeceğim. Böylece bütün dünya İsrail'de Tanrı'nın var olduğunu anlayacak. 1sa.17:47 Bütün bu topluluk RAB'bin kılıçla, mızrakla kurtarmadığını anlayacak. Çünkü savaş zaten RAB'bindir! O sizi elimize teslim edecek.»
      1sa.17:48 Golyat saldırmak amacıyla Davut'a doğru ilerledi. Davut da onunla dövüşmek üzere hemen Filist cephesine doğru koştu. 1sa.17:49 Elini dağarcığına sokup bir taş çıkardı, sapanla fırlattı. Taş Filistli'nin alnına çarpıp saplandı. Filistli yüzükoyun yere düştü. 1sa.17:50 Böylece Davut Filistli Golyat'ı sapan ve taşla yendi. Elinde kılıç olmaksızın onu yere serdi. 1sa.17:51 Sonra koşup üzerine çıktı. Golyat'ın kılıcını tutup kınından çektiği gibi onu öldürdü ve başını kesti.
      Kahraman Golyat'ın öldüğünü gören Filistliler kaçtılar. 1sa.17:52 İsrailliler'le Yahudalılar kalkıp Gat'ını38  girişine ve Ekron kapılarına kadar nara atarak onları kovaladılar. Filistliler'in ölüleri Gat'a, Ekron'a kadar Şaarayim yolunda yerlere serildi. 1sa.17:53 Filistliler'i kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar. 1sa.17:54 Davut Filistli Golyat'ın başını alıp Yeruşalim'e götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.
      1sa.17:55 Saul, Davut'un Golyat'la dövüşmeye çıktığını görünce, ordu komutanı Avner'e, «Ey Avner, kimin oğlu bu genç?» diye sormuştu.
      Avner de, «Yaşamın hakkı için, ey kral, bilmiyorum» diye yanıtlamıştı.
      1sa.17:56 Kral Saul, «Bu gencin kimin oğlu olduğunu öğren» diye buyurmuştu. 1sa.17:57 Davut Golyat'ı öldürüp ordugaha döner dönmez, Avner onu alıp Saul'a götürdü. Golyat'ın kesik başı Davut'un elindeydi. 1sa.17:58 Saul, «Kimin oğlusun, delikanlı?» diye sordu.
      Davut, «Kulun Beytlehemli İşay'ın oğluyum» diye karşılık verdi.