Gözün aydın olsun
Giriş
Okuma parçası
Luk.2:1-38
Noel bayramı niye kutlayalım ?
İlk Noel bayramını 2000 sene önce kutlayan bir insanın sözlerini dinleyelim.
Luk.2:29-32
Bu sözler yaşlı bir adamın sözleri. Hayat boyunca bekliyordu, hatta kuşaktan kuşağa bekleyenlerdendi:
Neyi bekliyordu ki şimdi fakir bir ailenin ilk bebeğin görünce gözleri aydınlanıp hayatının ana hayali hatta insanlığın, bütün halkların ve kavimlerin hayali gerçek olduğunu söyledi.
İşte kendisi bunu güzel bir şekilde dile getiriyor, tek bir kelimeyle özetler: Kurtuluş. Tanrı vaat edilen kurtuluşunu somut bir şekilde gerçekleştirdi.
Kurtuluş derken bir ışıktan bahsediyor. Kuşaktan kuşağa karanlıkta oturanlara ışık geldi. Tanrı'dan uzak olan insanlık karanlık içerisinde. Bundan dolayı bencillik, kıskançlık, nefret, kavga, çekişme var. Hepimiz onlarla tanıştık. Onlar Yaratandan gelmedi, Yaratandan ne kadar ayrı düştüğümüzü ışıktan ne kadar mahrum kaldığımızı gösterir.
Bundan dolayı savaş, sömürme, iktidar hırsı, köleleştirme, adaletsizlik o kadar yaygındır. Onlar Yaratanın fikirlerine ve hareketlerine uymuyor, toplumlar ve uluslar ne kadar derin bir karanlığa düştüğünü gösterir.
İşte bu bebeğe adı konulduğu zaman şunu okuyoruz:
Mat.1:21
Çünkü İsa adının anlamı "Rab kurtarır"dır.
Yaşlı adam karanlıktayken hayatı boyunca ışığın gelmesini bekliyordu. Karanlık, ümitsizlik, vurdumduymazlık onu ondan vazgeçirmedi. Işık gelecek. Onu biliyordu çünkü onula ile ilgili Tevratın vaatlerini defalarca okudu. Biz de onlardan bazılarını okuyalım:
Vaatler
Yar.3:15
Bu söz karanlığın başlangıcında söylendi: İnsan kötülüğü Tanrı'dan daha cazip bulup onu uydu. Ama karanlık çökünce ne yaptığını iyice anlamaya başladı. İşte Tanrı orada vaat veriyor: Kötünün başı ezilecek, çok ağır bir bedel varsa da. Bunu kadının soyu gerçekleştirecektir.
Yşa.7:14
Tanrı kendisi ile insan arasındaki uçurumu kendisi kapatacak. İnsanlar ile beraber olacak. Bunu bir kızın, yani bir bakirenin mucizevi bir şekilde gebe kalmasıyla belirtecekti. Yani Kurtarıcı insandan insanoğlu olacaktı ama o Kişi de sonsuzluktan, başka alemden gelecekti. Yuhanna bunu kendi Noel ayetlerinde şöyle açıklıyor:
Yuh.1:1-3, 14
Yea.9:6-7
Doğacak o insanın egemenliğinin ve esenliğinin büyümesi son bulmayacak. Günahın ve karanlığın hükmü kırılacaktır. Bu kırılmış, kötülüğün altında inleyen dünya kökten değiştirecektir.
Yşa.53:1-6
Işık gelecek ama gelirse kim ona inanacak. Çünkü hor görülen, önemli gözükmeyen birisi olacak. Gönlü çeken bir görüntüsü olmayacak. Yani ışık, kurtuluş saklı, biraz gizli bu dünyaya gelecekti. İnsanların beklediği güçlü bir hükümdar ya da parlak bir bilim adamı ya da şair değil. Sıradan bir insan, hem de hor görülen, yalnızlık çekmek zorunda olan, acı bilen birisi.
Dan.9:25
Karanlığın en kötü günlerinde, bir sürgün döneminde, ümitsizliğe düşmüş olan bir insana Mesih'in ne zaman geleceğine dair net bilgi verildi. Dört yüz küsur sene daha geçecekti.
Sonuç
Kurtuluş gelecek, zayıf ve fazla itibar görmeyen bir insan vasıtasıyla. Onun ilk belirtisi bir bebek olacaktı. Yaşlı adam ona hayat boyunca inandı. Ama hangi bebek, ne zaman nasıl olacaktı. İşte Tanrı'ya bunu herhalde sık sık sordu. Bir bebek görünce acaba odur diye herhalde arada sırada kendi kendine sordu.
Yaşlandıkça ve ölüm yaklaşınca herhalde daha şiddetli bu soru önüne geldi. İnandığı sözler, Tanrı'nın kendisine verilmiş kişisel vaadi hayal mi yoksa gerçek mi. İşte Tanrı onu o günde sıradan olan o fakir bebeğinde sözünde duran, biraz saklı ve önemsiz gözüken bu bebekte kurtuluşunu net ve somut bir şekilde gerçekleştireceğini gösterdi.
Yüreğinde onu oraya yönlendirdi ve o zaman gözleri aydın oldu, ölürse de ölümden daha derin bir kurtuluş gördüğünü artık sezdi ve biliyordu.
Kurtuluş sadece insanın içgüdüsel bir beklentisi sadece, hoş ama tozpembe bir hayal ve düş sadece felsefi bir teori değildir. Tanrı bizi karanlıkta yalnız bırakmadı bize geldi, bizi ziyaret etti ve bu kurtuluşunu anlayan ve kabul eden insanları aydınlatır.
Noel bayramında bunu kutluyoruz ve bundan dolayı yüreğimiz ve gözlerimiz aydın olsun.
Amin.