Pentikost Bayramı
Ana sayfa
Biz kimiz?
İncil çalışmalar
Resimli mesaj
Yabancı dil sayfamız
Sık sorulan sorular
İnancımız
Kutsal Kitap
Dizin
Yorumlar
Vaazlar
Linkler
Sorularınız
Dua istekleriniz

Pentikost Günü Diriliş Bayramından 50 gün sonra kutlanır. Pentikost Günü Yahudilerin hasat bayramı idi ve Fısıh bayramından elli gün sonra kutlanırdı. O bakımdan Pentikost geleneksel olarak büyük bir sevincin ve coşkunun ifadesiydi: ilk meyveler toplanmıştı, daha fazlası gelecekti. Tanrı'nın hasatta görülür ve somut bir şekilde hayat ve bereket verişinin kutlanmasıydı. Bayram aynı zamanda hasatın başlangıcıydı, büyük ve zor hasat işinden önce yapılan bir bayram idi. Tanrı hasat verdi ama bu hasatı onun elinden alıp biçmek lazımdı. İşte "aralarında" olan bu büyük bayram hem vaadin gerçekleştirilme coşkusu hem de büyük iş için güç ve moral alma bayramıydı. Yahudilerin yılda üç sefer tapınağa gelmenin vesilelerin ikicisiydi.
Yas.16:16
16 «Bütün erkekleriniz yılda üç kez -Mayasız Ekmek Bayramı'nda, Haftalar Bayramı'nda ve Çardak Bayramı'nda- Tanrınız RAB'bin önünde bulunmak üzere O'nun seçeceği yere gitmeli. Kimse RAB'bin önüne eli boş gitmemeli.
Tanrı bu sene yine onlara gerekeni hatta fazlasını verdi, hayatına imkân verdi. Vereni o sadakat ve bolluk üzerine kutlasınlar diye bayram verildi.
Pentikost Günü yine de Elçilerin İşlerinin ikinci bölümünde özel bir yere sahiptir. Bu Pentikost Günü herhangi başka bir Pentikost Gününden farklıydı. Dünya tarihinde yegane idi. Pentikost Günü bu sefer Tanrı'nın en büyük ve en değerli hediye, sonsuz yaşamın temeli olan Kutsal Ruh'un veriliş günü olacaktı. Ya da İsa Mesih'in sözüne göre: Tanrı günahkar yaratık insan ile öz Ruh'unu paylaşacaktı.
Luk.11:13
13 Sizler kötü yürekli olduğunuz halde çocuklarınıza güzel armağanlar vermeyi biliyorsanız, gökteki Baba'nın, kendisinden dileyenlere Kutsal Ruh'u vereceği çok daha kesin değil mi?»
Elç.2:1-9
1 Pentikost Günü geldiğinde bütün imanlılar bir arada bulunuyordu. 2 Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu. 3 Ateşten dillere benzer bir şeylerin dağılıp her birinin üzerine indiğini gördüler. 4 İmanlıların hepsi Kutsal Ruh'la doldular, Ruh'un onları konuşturduğu başka dillerle konuşmaya başladılar.
5 O sırada Yeruşalim'de, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu. 6 Sesin duyulması üzerine büyük bir kalabalık toplandı. Herkes kendi dilinin konuşulduğunu duyunca şaşakaldı. 7 Hayret ve şaşkınlık içinde, «Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?» diye sordular. 8 «Nasıl oluyor da her birimiz kendi ana dilini işitiyor? 9-11 Aramızda Partlar, Medler, Elamlılar var. Mezopotamya'da, Yahudiye ve Kapadokya'da, Pontus ve Asya İli'nde, Frikya ve Pamfilya'da, Mısır ve Libya'nın Kirene'ye yakın bölgelerinde yaşayanlar var. Hem Yahudi hem de Yahudiliğe dönen Romalı konuklar, Giritliler ve Araplar var aramızda. Ama her birimiz Tanrı'nın büyük işlerinin kendi dilimizde konuşulduğunu işitiyoruz.»
Pentikost Gününde bütün imanlılar bir arada bulunuyordu. Henüz fazla kişi değildiler, hepsi bir evde toplayabildiler. Az kişiydiler, bildiğimiz kadar dışarıdan gelen baskılardan korktular ama büyük bir beklentinin içerisindeydiler. Olay büyük bir hasat kasırganın öncesi gibiydi.
Yu.3:5-8
5 İsa şöyle yanıt verdi: «Sana doğrusunu söyleyeyim, bir kimse sudan ve Ruh'tan doğmadıkça Tanrı'nın Egemenliği'ne giremez. 6 Bedenden doğan bedendir, Ruh'tan doğan ruhtur. 7 Sana, `Yeniden doğmalısınız' dediğime şaşma. 8 Yel dilediği yerde eser; sesini işitirsin, ama nereden gelip nereye gittiğini bilemezsin. Ruh'tan doğan herkes böyledir.»
Onun somut sonucu burada çok net bir şekilde okuyoruz: Öğrenciler birden "Tanrı'nın büyük işlerini konuştular". Ruh'u alan kişi sanki birden Tanrı'nın harikalığını anlar, yüreği onunla dolu olur ve onun hakkında konuşmadan yapamaz.
Elç.4:20,31
20
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.»
...
31
Duaları bitince toplandıkları yer sarsıldı. Hepsi Kutsal Ruh'la doldular ve
Tanrı'nın sözünü cesaretle duyurmaya devam ettiler.
Kutsal Ruh bu dünyada Tanrı'nın harikalığının onun büyük eserlerin ve kurtuluşunun gür sesidir. O bir yer doldurursa, yüreğimize gelirse onun gür sesi hayatımızda da ağzımızda da duyulacaktır.
Burada ayrıca öğrencilerin bilmediği çok çeşitli dillerde
konuştuğunu görüyoruz. Tanrı onlara o anda özel bir kabiliyet verir,
onların düşüncelerine ve ağızlarına koyar. Bir sansasyon olsun,
tuhaf bir şey olsun diye değil, oradaki insanların hepsi yüreklerinin dillerinde
müjdeyi duysunlar, derinlikte anlasınlar diye. Kutsal Ruh her insana ayrıca sesleniyor,
ayrıca o insana has olan bir şekilde onun yüreğinede dokunmak ister. Tanrı
ayrıca bu Pentikost olayında Babil Kulesi olayından sonra özel ve tek bir dil
konuşan, beraber oturan bir halkın (İsrail halkının) çevresinin
dışına çıktığını gösterdi. İsa Mesih o
halkın çerçevesinde verilen kurtuluş vaatlerini yerine getirdikten sonra
bütün dünya bu kurtuluştan haberdar olsun diye belirtmek için müjde o
günde çok çeşit dillerde söylendi. İsa Mesih kendisinin bu
amacını açıkça Elç.1:8 ayetinde dile getiriyor:
Elç.1:8
8 «Ama Kutsal Ruh üzerinize inince güç alacaksınız. Yeruşalim'de, bütün Yahudiye ve Samiriye'de ve dünyanın dört bucağında benim tanıklarım olacaksınız.»
Kurtuluş oldu, gerçekleştirildi ama şimdi bütün dünyayı kapsayan hasat zamanı, herkesi davet etme zamanı başladı. Herkes duymalıdır. Herkes kendi yüreğine ve diline göre duymalıdır. Tanrı kişisel bir Tanrı'dır, onun mesajı evrensel olsa da her insan ile ayrıca Kutsal Ruh vasıtasıyla ilgilenir. Kutsal Kitap bu hasatın her halk ve dil için ayrı ayrı bir uğraş, her kültüre göre ayrı bir sesleniş gerektirdiğini açıkça ifade eder:
Va.5:9
9
Yeni bir ezgi söylüyorlardı:
«Tomarı almaya,
Mühürlerini açmaya layıksın!
Çünkü boğazlandın
Ve kanınla her oymaktan,
her dilden,
Her halktan, her ulustan
İnsanları Tanrı'ya satın aldın.
O bakımdan Pentikost Günü İsa Mesih`e iman edenler için de bu büyük hasatın içerisinde hem geri bakma ve coşma, Tanrı'nın büyük işleri övme günüdür, hem de ileriye bakma ve büyük bir aşkla işe girme günüdür.
Bütün dünyada bulunan İsa Mesih`e bel bağlamış olan insanlar bu Pentikost Gününün patlayışının ürünü ve devamı oluştururlar. Kudüs'te bir evde başlayan bu sesleniş bugün dünyanın her yerinde duyulur. Bu sesi susturmak onun patlayışını durdurmak hiç kimsenin elinde değildir.
Çık.3:1-3
1 Musa kayınbabası Midyanlı Kâhin Yitro'nun
sürüsünü güdüyordu. Sürüyü çölün
batısına sürdü ve Tanrı Dağı'na, Horev'e vardı.
2 RAB'bin meleği bir çalıdan yükselen alevlerin içinde ona
göründü. Musa baktı, çalı yanıyor, ama tükenmiyor.
3 «Çok garip» diye düşündü, «Gidip bir bakayım,
çalı neden tükenmiyor!»
Tanrı'nın kutsallığı orada ve sık sık başka yerlerde de bir ateşe benzetiliyor
İbr.12:29
29
Çünkü Tanrımız yakıp yok eden bir ateştir.
Tanrı o bakımdan günahkar bir insana yaklaşmazdı. Pentikost Gününde ise Tanrı'nın Kutsal Ruh'u öğrenciler üzerine geldi. Çünkü İsa Mesih öldü ve dirildi ve bu şekilde öğrencilerin günahları bağışlandı, onlar paklandı, temizlendi, kutsal kılındılar
Yuh.7:39
39
Bunu, kendisine iman edenlerin alacağı Ruh'la ilgili olarak söylüyordu.
Ruh henüz verilmemişti. Çünkü İsa henüz yüceltilmemişti.
1Ko.6:11
11
Bazılarınız böyleydiniz; ama yıkandınız, kutsal
kılındınız, Rab İsa Mesih adıyla ve Tanrımız'ın
Ruhu aracılığıyla aklandınız.
O bakımdan hayatların içerisine onları kutsayan, içinde var olan kötülüğü yakan, Tanrı'nın Ruh'u verildi. Musa'nın çağrısında gözüken tuhaf ateş ve Pentikost Gününde gözüken alevler onun simgesidir. Tanrı insanlara geliyor ve buna rağmen onlar onun yargısından dolayı yok olmuyorlar çünkü İsa Mesih sayesinde temiz olmuşlardı. Musa'nın söylediği gibi çok çekici ve merak uyandıran bir olaydı.
İsa Mesih Kutsal Ruh ile dolu olan bir insanı - Yahya:
Luk.1:15
15 O, Rab'bin gözünde büyük olacak. Hiç şarap ve içki içmeyecek; daha annesinin rahmindeyken Kutsal Ruh'la dolacak.
şu şekilde de izah ediyor:
Yu.5:35
35
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun
ışığında bir süre için coşmak istediniz.
Petrus'un Pentikost mesajıyla hem çok açık konuştu ve insanları Kutsal Ruh'tan dolayı çok etkiledi:
Elç.2:37
37
Bu sözleri duyanlar, yüreklerine hançer saplanmış gibi oldular. Petrus ve
öbür elçilere, «Kardeşler, ne yapmalıyız?» diye sordular.
hem de onlara büyük ve içini açan bir ümit verdi.
Elç.2:38
38
Petrus onlara şu karşılığı verdi: «Tövbe edin, her biriniz
İsa Mesih'in adıyla vaftiz olsun. Böylece günahlarınız
bağışlanacak ve Kutsal Ruh armağanını alacaksınız.
Siz düşüncelerinizin, sözlerinizin ve yaptıklarınızın doğru olmasını, içinizdeki yamukluğun düzeltilmesini, hayatınızın yanan ama tükenmeyen bir ışık ve alev olmasını istiyorsanız, Tanrı size Kutsal Ruh aracılığıyla yardım etmek ister.
İsa Mesih bunu zamanında çok istedi ve şu şekilde dile getirdi:
Luk.12:49
49 «Ben dünyaya ateş yağdırmaya geldim. Keşke bu ateş daha şimdiden alevlenmiş olsaydı!