Narnia filmi bizi dünyamızdan gizemli başka bir dünyaya götürüyor.
O öbür dünyada bir süre tuhaf varlıklar var: faunlar, sentorlar, konuşan
hayvanlar ve de tuhaf bir durum var: doğal olmayan ve sanki hiç bitmeyen
bir kış.
Öbür dünya gizemlidir ama aslında bizim dünyamızdan biraz daha az
gizemli. Yoksa siz kendinize hiç sormadınız mı:
- Bizim dünyamız niye o kadar soğuktur? Halklar arasındaki savaşlar
sanki niye hiç bitmeyecek?
Niye insanlık kendi kendini birkaç sefer imha edebilecek silahlara o kadar çok para harcıyor .
Ama aynı zamanda bir milyar insan
açlıktan kırılmaktadır ve o paranın ufacık bir kısmıyla
karnını doyurabilirdi. Niye o kadar deli bir dünyada yaşıyoruz?
- Bizim çevremiz niye o kadar soğuktur? Niye insanlar arasında sevgi, merhamet hakim değil.
Niye daha sıcak, daha dayanılabilir bir ortamda yaşamıyoruz? Niye kavga, gürültü,
çekişmeler, ayrılık, kıskançlık, nefret o kadar yaygın?
- Biz niye o kadar soğuğuz? Niye küsmek o kadar kolay ve bağışlamak
o kadar zordur? Niye düşlediğimiz kadar iyi değiliz? Niye doğrusunu bildiğimiz
halde yanlışı yapıyoruz ve bu dünyanın soğukluğuna şahsi
soğukluğumuzu ekliyoruz?
Narnia filmi bize o bakımdan kendi dünyamızın arkasında yatan bir dünyayı
gösteriyor. Çünkü dünyamızın sırrını anlamak hatta
çözmek için dünyanın arkasına bakmak şarttır. Oraya giden yol bazen
çok arayışlara rağmen sanki bulunmaz, dünyanın arkasında sanki hiç
bir şey hiç çözülecek bir sır yoktur. Bazen ise arayan kişi birdenbire o dünyayı bulur ve
dünyanın arkasına bakar. İşte dünyanın arkası
başlangıçta çok olumsuz gözüküyorsa da, soğukluk kadar da
ümit ile doludur. Ve bir daha kendi kendimize sormamaktan kurtulamayız:
- İnsanoğlu olarak niye bu insanlık tarihinin arkasında bir mana arıyoruz.
Niye daha iyi bir dünya düşlüyoruz. Niye bir türlü dünyamızın
soğukluğunu kabul etmek istemiyoruz?
- Hesaplar ile dolu olan dünyamızda niye hep hesapların dışında,
daha derin değerler arıyoruz? Sevgi, dostluk, karşılığını
beklemeyen bir kardeşlik niye hep derinden özlüyoruz?
- Niye şahsi hayatımızın sadece varolmaktan ibaret olmasından
memnuniyet duymuyoruz? Hayatımızın arkasında niye daha derin ve bu dünyayı
aşan bir önem arıyoruz?
Narnia filmi bu derin ama içimizde hiç bitmeyen, hiç solmayan soruları uyandırıyor
ve cevap vermeye çalışıyor. Cevaplar simgesel bir şekilde, Narniaca olarak bize sunuyor.
Bu simgeler ile ilgili bir ``tercüme'' isterseniz bkz.
Bu dünyanın arkası
Filmi ilham eden yedi kitaplar (ki şu anda sadece birinci kitap filme çevrilmiş) dünya
edebiyatına girdi, 85 Milyon tane satıldı, birçok dile (aralarında da
Türkçe'ye de) çevrildi.
Filim ile ilgili kitap:
C.S. Lewis. {Narnia Günlükleri, Cilt 2, Aslan, Dolap ve Cadı} Türkiye İş
Bankası Kültür Yayınları, İstanbul 2000
Ana sayfaya dönmek için buraya tıklayın:
ana sayfa
sorularınız varsa: soru@es-topluluk.org ´ a yazabilirsiniz :
soru@es-topluluk.org