Narnia Günlükleri - Bu dünyanın arkası
- Giriş
Narnia kitabın Yazarı C. S. Lewis hayatının ilk kısmında koyu bir ateist olduktan sonra
Mesih imanlısı oldu. Narnia kitabı Lucy adında bir kız için yazdı. Onun vaftiz
babası olduğundan dolayı ona Mesih imanını uygun bir şekilde anlatma sorumluluğunu
hissetti. Kitabın simgelerin çoğu Kutsal Kitap'tan alındı ve dolayısıyla bilenler
için Narnia kitabın simgelerini o kadar zor değil. Aşağıda simgelerin bazıları
açıklayacağız ve uygun olduğu yerlerde Kutsal Kitap'ın alıntılarını
koyacağız. Yine de şunu unutulmamalıdır: Narnia kitabı ve filmi ilahiyatçı bir eser
değildir, hakiki bir kurgu romanıdır, bir edebiyat eseridir. Her şey teolojik bakımından yorumlamak
yanlıştır.
- Aslan
Aslan Narnia kitabında kendini feda eden Kurtarıcıdır. O anlamda Kutsal Kitap'ın Mesih'ini temsil
ediyor. Kutsal Kitap zaten Mesih'i Aslan ile simgeler:
Bunun üzerine ihtiyarlardan biri bana, «Ağlama!» dedi.
«İşte, Yahuda oymağından gelen Aslan, Davut'un Kökü galip geldi.
Tomarı ve yedi mührünü O açacak.» Tahtın, dört yaratığın ve ihtiyarların
ortasında, boğazlanmış gibi duran bir Kuzu gördüm. Yedi boynuzu, yedi gözü
vardı. Bunlar Tanrı'nın bütün dünyaya gönderilmiş yedi ruhudur. Kuzu gelip
tahtta oturanın sağ elinden tomarı aldı. Tomarı alınca, dört yaratıkla yirmi
dört ihtiyar O'nun önünde yere kapandılar. Her birinin elinde birer lir ve
kutsalların duaları olan buhur dolu altın taslar vardı. Yeni bir ezgi
söylüyorlardı: «Tomarı almaya, Mühürlerini açmaya layıksın! Çünkü boğazlandın
Ve kanınla her oymaktan, her dilden, Her halktan, her ulustan İnsanları
Tanrı'ya satın aldın.
(Vahiy 5:5-9 )
- Kefaret
Aslan hainlik yapan Edmund uğruna kefaret olarak kendini feda ediyor. Böyle bir kefaret Tevrat'ın ilk sayfalarında,
Adem'e ve Havva'ya günah işlediği zaman hemen vaat ediliyor:
Seninle kadını, onun soyuyla senin soyunu Birbirinize düşman edeceğim.
Onun soyu senin başını ezecek, Sen onun topuğuna saldıracaksın.»
(Yaratılış 3:15)
Bu fikir Tevrat'ta tekrarlanır ve gittikçe daha detaylı bir şekilde ifade edilir. Örneğin:
Verdiğimiz habere kim inandı? RAB'bin gücü kime açıklandı? O RAB'bin önünde
bir fidan gibi, Kurak yerdeki kök gibi büyüdü. Bakılacak biçimden, güzellikten
yoksundu. Gönlümüzü çeken bir görünüşü de yoktu. İnsanlarca hor görüldü,
Yapayalnız bırakıldı. Acılar adamıydı, hastalığı yakından tanıdı. İnsanların
yüz çevirdiği biri gibi hor görüldü, Ona değer vermedik. Aslında
hastalıklarımızı o üstlendi, Acılarımızı o yüklendi. Bizse Tanrı
tarafından cezalandırıldığını, Vurulup ezildiğini sandık. Oysa,
bizim isyanlarımız yüzünden onun bedeni deşildi, Bizim suçlarımız yüzünden o
eziyet çekti. Esenliğimiz için gerekli olan ceza Ona verildi. Bizler onun
yaralarıyla şifa bulduk. Hepimiz koyun gibi yoldan sapmıştık, Her birimiz
kendi yoluna döndü. Yine de RAB hepimizin cezasını ona yükledi.
(Yeşaya 53:1-6)
İsa Mesih kendi hayatının odak noktasının bu kefaret olacağını açıkça
söyledi.
Nitekim İnsanoğlu, hizmet edilmeye değil, hizmet etmeye ve canını birçokları
için fidye olarak vermeye geldi.»
(Mat.20:28 )
- Taş haline gelmek
Narnia'da birkaç yaratıklar taş haline çeviriliyor. Bu şekilde aslında ölü gibidir ama halen
bir anlamda yaşıyor (Aslan onların çoğunu daha sonra yine üzerine soluyarak
canlılığa kavuşturuyor).
Kutsal Kitap insanlar günahlarından dolayı bir bakımdan ölü, yani hakiki hayattan mahrum hayat
kaynağı Tanrı'dan kopmuş vaziyette anlatıyor:
Sizler bir zamanlar içinde yaşadığınız suçlardan ve günahlardan ötürü
ölüydünüz. Bu dünyanın gidişine ve havadaki hükümranlığın egemenine,
yani söz dinlemeyen insanlarda şimdi etkin olan ruha uymaktaydınız.
Bir zamanlar hepimiz böyle insanların arasında, benliğin ve aklın isteklerini
yerine getirerek benliğimizin tutkularına göre yaşıyorduk. Doğal olarak
ötekiler gibi biz de gazap çocuklarıydık. Ama merhameti bol olan Tanrı bizi
çok sevdiği için, suçlarımızdan ötürü ölü olduğumuz halde, bizi Mesih'le
birlikte yaşama kavuşturdu. O'nun lütfuyla kurtuldunuz.
(Ef.2:1-5)
Sizler suçlarınız ve benliğinizin sünnetsizliği yüzünden ölüyken,
Tanrı sizi Mesih'le birlikte yaşama kavuşturdu. Bütün suçlarımızı O bağışladı.
(Kol.2:13)
Aynı zamanda taş simgesi Tevrat'ın şu önemli vaadini çağrışıyor.
Üzerinize temiz su dökeceğim, arınacaksınız. Sizi bütün kirliliklerinizden
ve putlarınızdan arındıracağım. Size yeni bir yürek verecek, içinize yeni bir
ruh koyacağım. İçinizdeki taştan yüreği çıkaracak, size etten bir yürek
vereceğim. Ruhumu içinize koyacağım; kurallarımı izlemenizi, buyruklarıma
uyup onları uygulamanızı sağlayacağım.
(Hez.36:25-27)
Ruh ile hayata kavuşturmak ise şurada görüyoruz:
RAB'bin eli üzerimdeydi, Ruhu'yla beni dışarı çıkardı, kemiklerle dolu bir
ovanın ortasına koydu. Beni onların arasında her yöne dolaştırdı. Ovada her
yere yayılmış, tamamen kurumuş pek çok kemik vardı. RAB, «İnsanoğlu, bu
kemikler canlanabilir mi?» diye sordu. Ben, «Sen bilirsin, ey Egemen RAB» diye
yanıtladım. Bunun üzerine, «Bu kemikler üzerine peygamberlik et» dedi,
«Onlara de ki, `Kuru kemikler, RAB'bin sözünü dinleyin! Egemen RAB bu
kemiklere şöyle diyor: İçinize ruh koyacağım, canlanacaksınız. Size kaslar
verecek, üzerinizde et oluşturacağım, sizi deriyle kaplayacağım. İçinize ruh
koyacağım, canlanacaksınız. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.'»
Böylece bana verilen buyruk uyarınca peygamberlik ettim. Ben peygamberlik
ederken bir gürültü oldu, bir takırtı duyuldu. Kemikler birbirleriyle
birleşiyordu. Baktım, işte üzerlerinde kaslar, etler oluşuyor, üstlerini deri
kaplıyordu. Ama onlarda ruh yoktu. Sonra bana şöyle dedi: «Rüzgara
peygamberlik et, insanoğlu, peygamberlik et ve de ki, `Egemen RAB şöyle diyor:
Ey rüzgar, gel dört yandan es. Bu öldürülmüşlerin üzerine üfle ki
canlansınlar!'» Böylece bana verilen buyruk uyarınca peygamberlik ettim.
Onların içine soluk girince canlanıp ayağa kalktılar. Çok, çok büyük bir
kalabalık oluşturuyorlardı. Sonra bana, «İnsanoğlu, bu kemikler bütün İsrail
halkını simgeliyor» dedi, «Onlar, `Kemiklerimiz kurudu, umudumuz yok oldu,
bittik' diyorlar.
(Hez.37:1-11)
- Diriliş
Narnia'da Aslan öldükten sonra dirilir, ölü olarak kalmıyor. İsa Mesih de daha önce sölediği gibi
ölümden dirildi:
Bundan sonra İsa, kendisinin Yeruşalim'e gitmesi, ileri gelenler,
başkâhinler ve din bilginlerinin elinden çok acı çekmesi,
öldürülmesi ve üçüncü gün dirilmesi gerektiğini
öğrencilerine anlatmaya başladı.
(Mat.16:21 )
Melek kadınlara şöyle seslendi: «Korkmayın! Çarmıha gerilen İsa'yı
aradığınızı biliyorum. O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin,
O'nun yattığı yeri görün. Çabuk gidin, öğrencilerine şöyle deyin: `İsa
ölümden dirildi. Sizden önce Celile'ye gidiyor, kendisini orada göreceksiniz.'
İşte ben size söylemiş bulunuyorum.»
(Mat.28:5-7 )
İsa, ölüm acısını çektikten sonra birçok inandırıcı kanıtlarla elçilere
dirilmiş olduğunu gösterdi. Kırk gün süreyle onlara görünerek Tanrı'nın
Egemenliği hakkında konuştu.
(Elç.1:3)
Aldığım bilgiyi size öncelikle ilettim: Kutsal Yazılar uyarınca Mesih günahlarımıza karşılık öldü, gömüldü ve Kutsal Yazılar uyarınca üçüncü gün ölümden dirildi. Kefas'a, sonra Onikiler'e göründü.
Daha sonra da beş yüzden çok kardeşe aynı anda göründü.
Bunların çoğu hâlâ yaşıyor, bazılarıysa öldüler.
(1.Kor.15:3-6)
Ana sayfaya dönmek için buraya tıklayın:
ana sayfa
sorularınız varsa: soru@es-topluluk.org ´ a yazabilirsiniz :
"Sorularınız" sayfamız