Yu.1:1
Yu.1:1
Yuhanna kitabını Kutsal Kitabın ilk kitabı olan Yaratılış kitabı ile aynı şekilde başlatıyor: Yar.1:1
Ama o anlatımdan farklı olarak "Başlangıçta ... vardı" yazıyor, yani Yaratılışın ve ondan dolayı onun bir parçası olan zamanın dışında olan, sonsuzluktan beri var olan olaylardan bahsediyor.
Bu şekilde alternatif bir Yaratılış anlatımı sunuyor, farklı bir bakış açısını verir. Bu anlatımın iki önemli tarafları var:
Yaratılış ile Kurtuluş birbirine bağlı, birbirinden bağımsız düşünceler değildir. Bu dünyaya gelip lütuf ve gerçek açıklayan "Söz" yani İsa Mesih ( Yuh.1:18 ) ile Yaratılışta faal olan "Söz" ( Yar.1:3 ) aynıdır. O bakımdan onun beden alması Yaratılışın öncesinden beri planlanmış bir olaydı, Yaratılış tasarımın bir parçasıdır "sonradan ortaya çıkmış, eklenmiş, yama tarzında" bir olay değildir. ( 1Ko.2:7 2Ti.1:9 Tit.1:2 )
Yaratılıştan önce Söz Tanrı'yla birlikteydi. Yuhanna bu olgu bize iki sefer söylüyor yani altını çiziyor. Yaratılışın ötesinde bir birliktelik hep vardı ve bu birliktelik Yaratılış olayı ve bu alemin manası anlamak için esastır. Yani sevgi, birlik Yaratılışın ötesinde olan kavramlardır ve Tanrı'nın içerisinde bulunan, Yaratılışın arkasında bulunan en derin gerçeğin dışa vurmasıdır. Yuhanna bunu İsa Mesih'in ağzından öğrendi ve burada bize aktarıyor. Yuh.17:24 Bu sevgi ve birliktelik İsa Mesih'in sözlerine göre de aynı zamanda Yaratılışın hedefidir.
· · ·
Söz Tanrı'ydı derken Tanrı'nın özüne sahip olduğunu işaret ediyor. Yuhanna bu olgu da İsa Mesih'in ağzından öğrendi: Yuh.10:30,14:9 Yani Söz Tanrı'nın dışında olan ondan bağımsız bir şey değildir. Baba'nın ve Oğlu'nun özü aynıdır ama yine de onlar birbirinden ayrı kişiliklere sahiptir. Hem birlikte olmak hem de özünde aynı olmak iki insanlar arasında mümkün değil. Bundan dolayı birçok kişi genel olarak böyle bir durumun mümkün olmadığını ya da mantığa aykırı olduğunu öne sürüyorlar. Halbuki felsefi bakımından sadece bizim gündelik tecrübemize aykırı olduğunu söyleyebiliriz. İşte birçok doğa olaylar, örneğin atom seviyesindeki olaylar da bizim tecrübemize aykırıdır ama deneysel bakımından ispatlanmış. Örneğin iki elektronlar (parçacıklar) aynı özüne sahip ama ayrı ayrı parçacıklardır.
Yuhanna İsa Mesih'in her şeyden önce var olduğunu kendi ağzından da duydu ve buraya özetine koydu Yuh.8:58,17:5
Yu.1:2
Yu.1:2
Yuhanna burada bir daha Söz ile Tanrı arasındaki birlikteliği tekrarlıyor. Yuh.1:14 ayetinde söylediği gibi bu birlikteliğini gördü ve ondan derinlikte etkilendi ve Tanrı'nın yüceliği orada saklı olduğunu söylüyor.
Bu birlikteliğinin derin yüceliğini İsa Mesih'in ağzından duydu: Yuh.17:24
Yu.1:3
Yu.1:3
Yuhanna şimdi Yaratılış o bakış açısından açıklıyor: Yaratılış Tanrı'nın Sözüyle oldu, Yar.1'de açıklandığı gibi. Yuhanna bu ayette Yaratılışın hepsi, istisnasız o Söz aracılığıyla olduğunu, oluştuğunu söylüyor ve bu şekilde "Söz" tabirine biraz açıklık getiriyor: "Söz" Tanrı'nın o müthiş planını gerçekleştiriyor. Yaratılış o işbirliğinin bir ürünüdür ve o bakımdan Yuh.1:14 ayetinde kişisel olarak tecrübe ettiği birliğinin bir yansıtmasıdır. Yaratılışımız her şeyin tasarımcısı olan Baba'nın ve onun planlarını gerçekleştiren Oğul'un işbirliğinden kaynaklanan bir olaydır ona o gözle bakmamız lazım. Doğa bu işbirliğin güzelliği ve yakınlığı bugüne kadar yansıtır.
Aynı zamanda Yuhanna burada şunu vurgulamak istiyor: İsa Mesih, aramızda yaşayan o insan, her şeyi yarattı. Biz onunla tanıştığımız zaman Yaratanla tanıştık. "Doğa vahiy" (doğa ve vicdanımızın sesi) ile "Özel vahiy" (Kutsal Kitap) arasında bir uyum bir tamamlama var çünkü arakasında aynı kişi ve aynı kişilik var.
Yu.1:4
Yu.1:4
Yuhanna bir daha başka önemli bir kavram olan "yaşam" "Söz"'e bağlıyor. Hakiki yaşam ve onun sırrı onda saklı olduğunu söylüyor. Bunu İsa Mesih'in ağzından kendisi duydu: Yuh.14:6 . Her insan yaşamın derin sırrını, kendi yaşamının manasını ve kalıcılığını arıyor ama ölümden dolayı yaşamımız manasızlık ve geçicilik tehdidi altındadır. Bugün var olan yarın toz olan hayatımızın arkasında her zaman bir şey arıyoruz. Tanrı bu arayış insanın yüreğine koydu ( Vai.3:11 ) Her şeyi yaratan "Söz" ile tanışarak, onun tasarımını anlayarak, onunla beraber insanın hayatı anlamlı olabilir. O'nsuz anlamlı olan hiç bir şey olmaz, olamaz.
Yuhanna yine de daha geniş anlamda burada ışıktan söz eder. Yaşam ışığı kavramı Eski Ahit'ten aldı:
Eyü.33:29 Mez.36:9 Mez.56:13 . Var olan yaşam daha derin anlamda olan hakiki bir yaşama özlem getiriyor. Bu evrenin sırrı ve bizim kişisel hayatımızın sırrı Ondadır. İnsan hayat boyunca onu arar. Yuhanna herhalde burada da kendi arayışını hatırlıyor. O arayış Yahya ile ilk durak buldu ve bundan dolayı daha sonraki parçada Yahya'dan bahsediliyor.
Yu.1:5
Yu.1:5
Yuhanna burada da vahiy ile ilgili çok önemli bir beyanda bulunuyor: Işık parlar. Ne günah ne de Şeytan ne de ideolojiler ne de başka bir unsur ışık söndürmeye yetmez. Gördüğümüz her nesnede, aldığımız her nefesle Yaratanın elini seziyor ve ondan mesaj alıyoruz. Karanlığa düşmüş olan bir dünya bu unsur yok edilmedi, tam tersine ışık parlar. Hastalık, günah, karanlık ile dolu olan dünyamızda ışık onun karşısında parlar, onun yüceliği çok belirgin oluyor Rom.3:3-5 . Yine de ışık bu dünyada saklıdır Mat.13:44 , İsa Mesih'in yüceliği hemen anlaşılır bir yücelik değildi. Bu dünyadaki karanlık niye o kadar hakimdir? İşte Yuhanna bunu da daha sonra açıklıyor: Yuh.3:19-20
Karanlık güçlerin ışığa karşı olan mücadelesini 2Ko.4:4 Ef.6:10-12 ayetinde görüyoruz. Karanlık yine de, her ne kadar tarihinde etkisini Mesih imanlıların hayatında bile gösterirse ışık alt edemez. İnsanların günah'a düşüşü, Tanrı'yı çaresizliğe düşürmedi. Kötülüğün uzun vadede bir varlığı yoktur, sadece geçicidir. Tanrı'ya başkaldıran hiç bir varlık kalmayacak Fil.2:10-11 , 1Ko.15:24-28
Yuhanna karanlık kavramını, yani dünyanın ışıktan mahrum kalışı İsa Mesih'in ağzından öğrendi: Yuh.8:12,12:35,46
Yu.1:6
Yu.1:6
Yuhanna ilk ustasından bahsediyor: Yahya. O'nun Tanrı'nın gönderdiği bir insan olduğunu biliyordu. O insanda biraz da ışığının alt edilemez olduğunu görüyoruz: Dindar insanların çoğu Tanrı'nın yüreğinden çok uzak olduğu bir dönemde o "ortaya çıktı" Mar.1:4 . Yahya'nın karanlık bir dönemde tek başında ortaya çıkışı bir bakımdan İlyas'ın beklenmedik bir şekilde ortaya çıkışına benziyor: 1Ki.17:1
Yu.1:7
Yu.1:7
Yuhanna Yahya'nın vazifesini açıkça belirtiyor: Tanıklık. Bu kelime Yuhanna'da çok önem verilmiş olan kelimelerdendir. Onu çok kullanıyor. Yine de burada söylediklerini İsa Mesih'in ağzından duydu ve burada özetliyor: Yu.5:33
Tanıklık kelimesinin bazı örnekleri:
Yuh.1:15,32,34
İman tanıklıktan dolayı doğuyor. Tanıklık etmek bilgi vermekten daha derin bir şey: İnandırıcı bir şekilde bilgi vermek, bu bilginin arkasında olmak, kişisel bir şekilde kendi tecrübeden bilgi vermek. İman ondan geliyor, imanı bulan kişi başka iman eden kişi tarafından onu duyuyor Rom.10:17 . O bakımdan Tanıklık iman eden kişilerin ana görevlerindendir Elç.1:8
Yu.1:8
Yu.1:8
Yahya ışık değildi. Birçok insan onu Mesih sandılarsa da o Mesih değildi ve bu olgu da açıkça söyledi. Hep "Benden sonra gelen" kişiden bahsetti. Hakiki tanıklık işte budur: Başka birisini göstermek ve ona göre de yaşamak. Yahya o kadar ışığa inandı ki ona göre yaşadı ki bir süre insan onun ışığın ta kendisi olduğunu düşündü. Çünkü hayatı o ışık yansıttı, tanıklık sadece sözde değildi. Yuhanna bu olgu burada ve Yuh.1:19-20,3:30 vurguluyor.
Yu.1:9
Yu.1:9
Yuhanna burada bir daha İsa Mesih'in evrensel aydınlatma işine dönüyor. Bu evrensel aydınlatma işi Yaratılış vasıtasıyla insana geliyor: Rom.1:20,2:15 . Evrensel aydınlatma "doğa"'dandır, doğaldır, her insan içinde bir bakımdan o ışığın izleri, vicdanında ve sonsuza karşı özlem buluyor. Ama çoğu insan o ışığa olumlu yanıt vermezler Yuh.3:20 , diğerler ise arayışın içerisine giriyor. İsa Mesih'in dünyaya gelişi bu "doğal" vahiyin uzantısıdır. Her insanın içinde bulunan doğal aydınlanmadan kaynaklanan derin sorular İsa Mesih'te ve sadece onda yanıt buluyor. Yuhanna bunu İsa Mesih'in ağzından duydu: Yuh.18:37 .
Yu.1:10
Yu.1:10
Bahsedilen aydınlatma bu ayete göre İsa Mesih'i ve Tanrı'yı tanımak için yeterli değildi. O bakımdan sonsuz hayat için yeterli değildir Yuh.17:3 .
Yani İsa Mesih aracılığıyla her şey yaratıldı, bütün insanları da o aydınlatıyor (vicdan ve doğal vahiy vasıtasıyla), yine de kendisi dünyaya geldiği zaman insanlar kendisini tanımıyorlar. Yuhanna daha sonra arkasında günahkarlığımız ve kötülüğü ışıktan daha fazla sevme meyilliğimizi gösteriyor Yuh.3:18 .
Dünya İsa Mesih'i tanımadı ve tanımıyor. O bakımdan da Tanrı'yla da tanışmadı Yuh.14:7
Yu.1:11
Yu.1:11
Yuhanna burada "kendi yurt" kavramı İsrailoğulları için kullanıyor. Yani İsrailoğulları aslında özel vahiy, yani Kutsal Kitap almış olan insanlar olarak İsa Mesih'in kim olduğunu bilebiliyorlardı. Ayrıca da Mesih öncelikle onlara gönderildi, ilk önce onlar kabul etsinler. Ama kabul etmediler. Yuhanna'nın kitabın büyük bir kısmı o kabul etmemesi ile ilgilidir, özellikle Yuh.12:37-50 onu bir bakımdan izah ediyor.
Mesih'in kabul etmesi/etmemesi ikilemiyle okuruna sesleniyor. Her insanı aydınlatan ve o bakımdan sorumluluğunu gösteren, her şeyi yaratan ve o bakımdan Yaratan hakkına sahip olan , bu dünyanın her insanı için gelen her insan tarafından da bir karar bekliyor ve beklemekte haklıdır. Çünkü bu dünya onun aracılığıyla var oldu, yani Yaratanın hakkı var senin ve benim üzerine.
Zamanda bu dünya karar verecek durumunda değildi. Ama kendi karanlığını görecek durumundaydı. Kabul etmek için tanımak gerekliydi ve Yahya bunun için ortaya çıktı ve o bakımdan peygamberlerin en önemlisiydi.
Yuhanna burada başka bir gerçek daha telaffuz ediyor: İsa Mesih hakkıyla değil misafir olarak bu dünyaya geldi. Kabul etmek için Babasını tanıttı çünkü onun adına geldi.
Yu.1:12
Yu.1:12
Yuhanna burada iman etmek misafiri kabul etmeye benzetiyor: İsa Mesih geldi, kendi halkında kabul görmedi, misafir olarak reddedildi. Çünkü kendi halkı onun adına yani kimliğine iman etmediler, ona göre onu davrandılar. İsa Mesih'e iman etmek, ya da onun adına iman etmek derin bir şeydir. Yuhanna'nın burada kısa olsa da tanıttığı kimliğiyle İsa Mesih'e iman edip kabul etmek gereklidir ve bundan dolayı bu kitap kaleme aldı: Yuh.20:31,21:24-25 . Yuhanna İsa Mesih'in yaptığı konuşmalar ve hareketler kimliğini açıklamak için yaptığını kendi ağzından duydu: Yuh.18:37,8:28 .
İsa Mesih'i yani Baba'nın Oğlunu kabul eden, içerisine çağıran onu Yaratan ve Yaratanın egemenlik hakkıyla çağrıyor. Sadece günahlarından ya da cehennemden kurtulmak isteyip, misafirin asıl ve daha önce defalarca vurgulanmış kimliğini kabul etmemek mümkün değil. İsa Mesih gelirse Rab olarak gelir, sadece Kurtarıcı olarak değil çünkü kurtuluş karanlıktan kurtuluştur, orada kalmak isteyen, Tanrı'nın Egemenliğine girmek istemeyen kurtulamaz. Yuhanna'nın kitabında bu mesele geniş yer alıyor çünkü İsa Mesih'i iyi bulan kimliğinden bir unsur kabul eden çok. Ama hakikaten onu olduğu gibi kabul eden oldukça azdır.
İsa Mesih'i kabul edeni Baba kendi evine çağrıyor Yuh.14:1-3 . Misafirin bu kendi evine çağrı o kadar büyük bir kesinlik ile yapılır ki kabul edenlere Baba'nın çocukları olma hakkını verilir: Evine çağrılmışlar ama aynı zamanda sonsuza dek orada kalacaklar, onlara sadece misafir değil, çocuk hakkı verilir, evlat edinilir. Yuhanna aynı zamanda 14. ayetinde vurguladığı gibi onların da derin ve sevgi ile dolu bir Baba evlat ilişkisine çağrıldığını ifade ediyor. Misafir bu ilişki getirmek için geldi.
Yu.1:13
Yu.1:13
Baba'nın evi için uygun olmak onun çocuğunu olmak yeni bir doğuş gerektiriyor. Çocuk olma hakkını almış bir insan da yeniden doğurur. Yuhanna yine burada şunu vurguluyor: Yeni doğuş normal doğuş değildir. Yeni doğuş bir insan isterse de gerçekleştirmez, bu tamamen Tanrı'nın işidir. Doğuş kelimesi bunu zaten işaret ediyor çünkü doğal doğuş da edilgen bir olay.
Yuhanna yeniden ya da Tanrı'dan doğuş kelimesi ve tartışması İsa Mesih'in ağzından duydu ve öğrendi: Yuh.3:2-7 . Yuhanna kendisi bu kavrama özellikle birinci mektubunda geniş yer verir. 1Yu.3:9 .
Ayrıca da Kurtuluş herhangi bir atadan kalma, soyluluk ya da bir milletin mensubu olmakla ilgili değil, herhangi insani bir uğraşın sonucu olmadığını Yu.8:33-41 vurguluyor.
Yeni doğuş olayı şimdi İsa Mesih'in doğumuyla ilişkilendirilir çünkü daha sonraki ayette ondan bahsedilir. İsa Mesih kendisi Kutsal Ruh geldiğinde Baba'yla beraber her Mesih imanlıda konut alacağını söyledi. Yuh.14:19-23
Yu.1:14
Yu.1:14
Yuhanna şimdi "Söz" konusuna dönüyor: Söz ışık olarak bu dünyaya geldi ve reddedildi. Reddetmeyenler ki Yuhanna onlardandı onun kimliğini çok daha derin bir şekilde anladılar çünkü bu "Söz" yakından tanıyorlardı, "Söz" onlar arasında yaşadı. İsa Mesih ile ilgili anlatılan olaylar o bakımdan İsa Mesih'in kimliğini bilen kişiler için derin bir yücelik içeriyor sadece "mucize" değildi. Anlatılan belirtiler arakasında derin bir Baba Oğul ilişkisi yattığını Yuhanna yine İsa Mesih'in ağzından duydu. Yu.5:19,36 Ve İsa Mesih kişi olarak her zaman, yani normal hiç mucizevi olaylar olmadığı zamanlar dahil, o derin ilişkisinden dolayı parlayan, lütuf ve gerçek saçan bir insandı. Kendisi her zaman derinlikte sevilmiş biricik Oğlu olduğunu biliyordu. O bakımdan her zaman derin bir huzur ve esenlik ile doluydu Yu.14:27 , sevinçli ve coşkuluydu. Yuhanna bu derin sevginin etkilerini sezdi ve derinlikte etkilendi hatta (Petrus gibi) buraya koyduğu ifade gökten bir sesten duydu: 2Pe.1:17 . Ayrıca da Gökteki Baba İsa Mesih'in öğrencilerine buna benzeyen evlat yücliğini vereceğini okuyoruz. İbr.2:10
Yu.1:15
Yu.1:15
Yuhanna bir daha Yahya'ya dönüyor: İsa Mesih ile ilgili önemli ifadeler ondan öğrendiğini beyan ediyor. Yahya'nın tanıklığı burada özetliyor: Mesih'i gizemli, hem öteden beri var olan hem de kendisinden sonra ortaya çıkan olarak tanıtıyor. Yahya somut tanıklığıyla Mika peygamberin sözlerini tekrarlıyor: Mik.5:2 . Yuhanna bununla bir daha Kutsal Kitap'ın tarihe karşı bakış açısını bize aktarıyor: Tanrı başlangıçtan beri Mesih'in gönderilmesini düşündü. Kuşaktan kuşağa o fikirle her şeyi düzeltti. Bütün tarih Mesih'in gelmesine doğru tasarlandı. Bu şekilde Eski Ahit da anlaşılmalıdır, Eski Ahit'in altında yaşayan insanların ebedi durumu da. Tanrı daha sonra olacak olan kurtuluş gerçeklerin ışığında insanlara lütuf üzerine lütuf verdi.
Yu.1:16
Yu.1:16
Yuhanna burada doluluktan bahsediyor. İsa Mesih'in lütfu insanlık için her zaman mevcuttu ve Eski Ahit'te yani İsa Mesih beden almadan önce iman edenlere de sunuldu. Eski Ahit'in törensel ve simgesel buyrukları bu şekilde anlaşılmalıdır: Hepsi Mesih'e doğru yön veren ön bildiriler idi. Yuhanna bir bakımdan da bütün insanlığın tarihi o prensibe dayanıyor: Somut bir ifadeyle: Tanrı ta başlangıçtan beri yaratmadan önce kurtuluşu düşündü ve ona dayanarak yaratma cesareti buldu. Günaha düşüşe rağmen insanlık tarihini devam ettirmek, kurtuluşun gelişi hazırlamak vs. hep bunu düşünerek yaptı.
Yu.1:17
Yu.1:17
Kutsal Yasa Musa aracılığıyla verildi. Yuhanna bunu bir aşama olarak görüyor. Çünkü Kutsal Yasa Mesih'in gelmesinde büyük bir hazırlık idi. Ama Kutsal Yasada yeterince derin Tanrı'nın kimliği ("gerçek ve lütuf") gösterilemedi. Her ne kadar Kutsal Yasa Tanrı'nın "Söz"ü idiyse, insan olan ve aramızda yaşayan "Söz" değildi. Tanrı üzerine doğru bilgi verdi ama onu yakından tanımak için yetersiz idi. O bakımdan İsa Mesih vahiy'in doruk noktasıdır. İbr.1:1-3 Yuhanna o bakımdan İsa Mesih'in Musa'ya göre önemini ve konumunu açıklamış bulunuyor.
İnsanların iflah etmesi, nefs köleliğinden kurtulması ( Yuh.8:34-36 ) için bir Yasa hatta Kutsal Yasa yeterli değil. Yuhanna bunu İsa Mesih'in ağzından duydu: asıl kurtuluş sağlayamadı Yu.7:19 , kimse Kutsal Yasa'nın gereğini yapamadı. Bir Yasa nesnel bir ilişkinin belirtisidir. Buyruklar var, haklar var, yasaklar var. Tanrı ile kişisel ve derin bir ilişki kurmak ve kurtuluş bulmak için herhangi kişisel bir ilişkide olduğu gibi onunla tanışmak ("gerçek") ve hakların ötesinde ona sığınmak ("lütuf") gereklidir. Her ne kadar Kutsal Yasa'da Tanrı kendisini özünde "merhametli" ve "kutsal" olarak tanıttıysa da Çık.34:6-7 , onunla yakından tanışmak ancak İsa Mesih aracılığıyla mümkün oldu. Kutsal Yasa o bakımdan vahiyin sonu olarak değil, vahiyin ilk basamağı olarak verildi.
Yu.1:18
Yu.1:18
Yuhanna bu ayet ile İsa Mesih'in kimliğini özetliyor: İlk üç ayette yazdığı gibi İsa Mesih özünde Tanrıdır. Burada kişisel bakımından o ne anlama geldiğini yazıyor: O devamlı Baba'nın bağrında bulunandır, yani her zaman Baba ile beraberdir. Yuhanna kendi kitabında Baba ile Oğul arasındaki ilişki izah etmeye çalışıyor. İsa Mesih'in sözlerinden ve onunla beraber olduğundan dolayı onu yakında gördü ve bize aktarmaya çalışıyor.
Yuhanna burada yine de çok daha derin bir gerçek anlatıyor: İsa Mesih'in tanıklığın dışında Tanrı ile ilgili derin bir bilgi hiç bir yerde yok ve olamaz. Soyut felsefi fikirler, doğa vasıtasıyla elde edilmiş bilgiler aracılığıyla Tanrı ile ilgili derin bir bilgiye sahip olmak mümkün değildir. Başka dini inançları hakiki Tanrı doğru bir şekilde gösteremezler. Yuhanna bu mutlak ifade İsa Mesih'in ağzından duydu: Yuh.14:6-7
Yuhanna burada da İsa Mesih'in Tanrı'nın bağrında bulunduğunu yazıyor. Yani zamanın kültürünün derin yakınlığı arz eden bir ifade. Kendisi İsa Mesih'in son akşam yemeğinde bu yakınlık kendisi yaşadı Yuh.13:23 ve ondan sonra kendi kimliği derinlikte değişti, bu olaydan sonra kendi kendine "İsa Mesih'in sevdiği öğrenci" demeye başladı Yu.19:26 .